Menü
Öner Yağcı
Usta Kalem

Öner Yağcı

Cumhuriyet Gazetesi

"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."

Toplam Yazı 23

Tüm Yazıları

18 Nis 2026

Savaş-5: ‘Rezistans’

2. Dünya Savaşı’nda Aydınlanmanın, cumhuriyetin, özgürlük, eşitlik, kardeşlik sloganlarının beşiği olan Fransa’nın başına Nazi belası gelince “Ulusal kurtuluş umudu yalnızca halktır” çağrısıyla “Rezistans” doğdu…

Devamını Oku 4 ay önce
11 Nis 2026

Savaş-4: Sanatların temeli barış

“Barış, insandan yana olan tüm çabaların, tüm üretimin, yasama sanatını da içermek üzere tüm sanatların temelidir” diyen Bertolt Brecht, oyunları, şiirleri, yazılarıyla bunu kanıtladı. “Yazarlar, hükümetlerin savaş yaptıkları kadar hızlı yazamazlar çünkü yazmak düşünmeyi gerektirir” diyen Bertolt Brecht, savaşta taraf olmak ve analık duygusu çatışmasıyla Carrar Ana’nın Silahları’nda sıcağı sıcağına oyunlaştırdığı İspanya İç Savaşı’ndan sonra […]

Devamını Oku 5 ay önce
04 Nis 2026

Savaş-3: İnsanlığa ders

İspanya deyince, Avrupa’daki en eski ulusal devletlerden ve 16. yüzyılın sonunda dünyanın en büyük sömürge imparatorluklarından biri geliyor aklıma. İspanya deyince aklıma Don Kişot, boğa güreşleri, Halk Cephesi, 500 binden fazla kişinin öldüğü İspanya İç Savaşı (1936-1939), Lorca’nın öldürülüşü, Franco diktatörlüğü geliyor. Ve bugünün İspanya’sının başbakanı, “Bu savaş çok büyük bir hata ve tamamen yasadışı” […]

Devamını Oku 5 ay önce
28 Mar 2026

Savaş-2: Bir barış romancısı

Edebiyat dünyamda Türk yazarlarından farklı olmayan biriydi Cengiz Aytmatov. Kitaplarını Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Reşat Nuri Güntekin, Sabahattin Ali, Orhan Kemal, Yaşar Kemal, Aziz Nesin, Fakir Baykurt okur gibi okudum. Yazdıklarının bende bıraktığı iz, bizim büyük romancılarımızın bıraktığından farksızdı. Edebiyatın görevinin “kendi varlığımızı kavramak, insanlık deneyinin bütünlüğüne, insanlığın temel ülkülerine uygun insanların yetiştirilmesine çalışmak” olduğunu söyleyen […]

Devamını Oku 5 ay önce
21 Mar 2026

Savaş-1: ‘Büyük Diktatör’

Avukat Suat Umutlu, “Günümüze bir ses olabilir mi?” diyerek yazdığı yazıda, “Yıl 1940… Avrupa’nın kan gölüne döndüğü, faşizmin en güçlü dönemini yaşadığı İkinci Dünya Savaşı’nın başında, adı ne olursa olsun bütün zorba rejimlerin, iktidarların ideolojisi ile dalga geçen; ‘Sessizlik, en büyük suça iştiraktir’ diyerek umutsuz, köleleştirilmiş, sindirilmiş, korkutulmuş milyonlarca insanın çığlığı olmak için siyasi tarihin […]

Devamını Oku 5 ay önce