‘Kavun Acısı’, ‘Elmanın Tarihi’
Değerli okur! Ben önce şair, sonra yazar, daha sonra da gazete yazarıyım…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Değerli okur! Ben önce şair, sonra yazar, daha sonra da gazete yazarıyım…
Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım. Bu tavra dobra dobra “devri sabık yaratmak” denir. Şu zamanda en çok istediğim ve beklediğim şey! Uluslararası kullanım dilinde buna […]
Önce yazının adındaki üç sözcüğün anlamını yazalım, sonra 1946- 1950 dönemindeki anlamını açalım, daha sonra da günümüze getirip orada irdeleyelim. Devir: Devir ve dönem, genellikle birbirinin yerine kullanılan, belirli özelliklere sahip, kronolojik olarak tanımlanmış zaman dilimlerini (çağ, periyot) ifade eden eşanlamlı kavramlardır. Tarihsel (taş devri) veya jeolojik (kuvaterner dönemi) süreçleri sınıflandırmak, kronolojik organizasyon sağlamak ve […]
Müslümanların en büyük sorunu İslamın son din, Hz. Muhammed’in son peygamber, Kuran’ın son kutsal kitap olması inanç ve iddiasından kaynaklanır. Sanki Tanrı İslamdan sonra evren, Dünya ve insanlarla bütün ilişkisini kesmiş gibi. Bir başka sorun da Hz. İbrahim’in bile Müslüman olduğu türünden efsanelerdir. Bir de Kuran’ın üç zamanın (dün, bugün, yarın) bütün bilgilerini içerdiği, kapsadığı […]
“Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir” sözü, Ziya Paşa’nın meşhur bir beyitidir ki buna edebiyat sanatında metafor¹ denir. Nasihatle (iyi sözle) yola gelmeyeni azarlamak, azarla da yola gelmeyeni ise cezalandırmak (dayak/kötek) gerektiğini ifade eder. Yani, tatlılıkla çözülemeyen sorunlar için daha sert yöntemlerin kaçınılmaz olduğunu anlatır. Ancak söz konusu cezayı anayasanın 174. […]
Laiklik kavramını, konusunu, evrensel ve yerel uygulamasını tekrar ele almak istiyorum. İlk olarak laikliğin esin kaynağı Fransa’dan başlıyorum. Arkası gelecek. Laiklik konusunda Fransızca metnin çevirisi: Laiklik, kamu güçlerinin örgütlenmesi için yasal bir ilke, devlet ile dinler arasındaki ilişkiler için bir modeldir. 9 Aralık 1905 tarihli kanun, laiklik ilkesini ortaya koymaktadır. Bu ilkenin üç temel direği […]
Bay Ahmet Hakan yazı yayımladıkça konu sıkıntısı çekmeyeceğimi anladım artık. 17 Mart 2026 günkü yazısının bir bölümü “Osmanlıca Cehaleti ile Arapça Nefreti”. Bilmesi gerekenler dışında kalanların Osmanlıca bilmemesini başta bu kişi olmak üzere kimse kınayamaz. Arapça nefreti de kınanamaz. Mutlaka maddi ve manevi bir nedeni vardır. Örneğin benim durumum: Bir şair ve yazar olarak bütün […]
20-25 yıl kadar oluyor… Bir zamane genç ökesi (dâhisi) bize meydan okurcasına, damdan düşercesine “Eh artık Kemalizmi tartışmak zamanı gelmedi mi” demez mi? Sanki ülkeyi her renge boyamışsın da geriye bir tek “fıstıki yeşil” kalmış. Bir 20-25 yıldır ortalık genç Karl Marx’tan, genç Lenin ve Stalin’den, kadınlar cenahında da genç Krupskaya’lardan, genç Rosa Luxembug’lardan, Clara […]
Görevde bulunduğum süre içinde televizyonda reklama karşı çıktım ve Başbakan Bülent Ecevit’e firmaların reklam giderlerini vergiden düştüklerini anlattım ama engel olamadım. Bu nedenle yeni yeni kurulan özel televizyonlar tarafından düşman bellendiğim için TRT TV’den atılınca hiçbiri bana iş önerisinde bulunmadı. Bu arada bir yıl bir basın yayın yüksek okulunda TV yazarlık ve yapımcılık dersi verdim. […]