Osmanlı kalsaydı ‘Çoban Sülü’ başbakan olamaz mıydı?
Fırsat eşitliğinin cumhuriyetle geldiğini söyleyenler, Osmanlıları hiç tanımazlar. Orada yükselmenin yegâne şartının liyakat olduğunu bilmezler…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Fırsat eşitliğinin cumhuriyetle geldiğini söyleyenler, Osmanlıları hiç tanımazlar. Orada yükselmenin yegâne şartının liyakat olduğunu bilmezler…
Osmanlı Devleti’nin Roma-Bizans İmparatorluğu’nun devamı olduğu yahut olmadığına dair lehte aleyhte çok şey söylenmiştir. Bundan ziyade Osmanlıların kendilerini nasıl gördüğü mühimdir…
Osmanlılar eski medeniyetlere ait isimlerden ürküntü duymamışken geçen asırda Türkiye’de çok sayıda vilayet ismi resmen değiştirilmiştir. Bu ideolojik furyada gülünç adlar da ortaya çıkmıştır…
* Osmanlı ekonomik sistemi, halkın refahını öne alır, icabında devlet kendi gelirinden vazgeçerdi. Halkı mağdur etmemek için ananelerden vazgeçmediler…
“Türkiye Cumhuriyeti’ne yakışır kıyafet” giymeyenler, yani köylüler valinin emriyle şehre alınmayacaktı. “Milletin efendisi”nin şehirde ne işi vardı…
* Cihan Harbi’nde büyük ümitler bağlanan “cihad-ı ekber” projesi fayda getirmek şöyle dursun, büyük zararlara yol açtı. Acaba neden…
* Kölelikten, bileğinin hakkıyla tahta gelen Sultan Baybars, Orta Çağ’ın ve Türk-İslam tarihinin en büyük hükümdarlarındandır. * O, Haçlıları ve Moğolları durduran, İslam dünyasının kalbini savunan, Türk askerî ananesini zirveye taşıyan bir liderdir…
* Yolsuzluk her cemiyette olur. Ama tek parti sisteminde, partiler bir müddet sonra siyasi komitaya veya siyasi şirkete dönüşür…
Roma İmparatoru Heraklius’un Medine’ye gönderdiği hediyeler arasında bir de tabip vardı. Tabip, günler geçip de kendisine kimse gelmeyince, Cenab-ı Peygamber’e müracaat etti…