Müslümân Müslümânın kardeşidir
Birlik ve beraberliğin günümüzde, daha güçlü olarak ortaya konulması lâzım. Bütün milletimiz bir ve berâber olmalı…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Birlik ve beraberliğin günümüzde, daha güçlü olarak ortaya konulması lâzım. Bütün milletimiz bir ve berâber olmalı…
“Evrensel dîn kardeşliği” ismi altında, gayr-i müslimlere “kardeşlerimiz” demek doğru değildir. Böyle bir düşünce, Kur’ân-ı kerîmi yalanlamak olur…
Zulmün ve şiddetin dîni, milliyeti, kültürü, ideolojisi, ırkı, ulusu, cinsiyeti olmaz. Kimden gelirse gelsin, kime yapılırsa yapılsın, reddedilmelidir…
5 vakit namaz, Cuma namazı, Hac ibâdeti, Bayram namazları ve günleri, birlik-berâberlik ve kardeşlik duygularının pekiştirildiği günlerdir. Önce bir suâl soralım: Allahü teâlâ, kullarından ne istemektedir…
Namazları vaktinde kılmak farz olduğu gibi, vaktinde kılınmayanları kazâ etmenin de farz olduğu, bütün fıkıh kitaplarında bildirilmiştir. İbn-i Teymiye ve Selefîler, “Vaktinde kılınmayan namazları kazâ etmek gerekmez, tevbe etmek yeterli olur” diyorlar…
Kazâ namazı borcu olanın sünnet kılması, alacaklıya, borçlunun hediye götürmesine benzer ki, elbette kabul olmaz! Bu hafta da inşâallah, bir nebze daha, kazâ namazları üzerinde durmak istiyoruz: En büyük âlim ve velîlerden İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyurmuştur ki: “Farzların yanında nâfilelerin hiç kıymeti yoktur…
Bir özür olmadan, namazı kazâya bırakmak harâmdır, büyük günâhtır. Hiçbir Müslümân, namazlarını terk etmez…
Bugün ve yarınki makâlelerimizde, “kılınmayan namazların muhakkak kazâ edilmeleri lâzım olduğu” konusu üzerinde bir nebze duracağız inşâallah. Evvelki ve geçen haftaki 4 makâlemizde, “namazın beş vakit farz oluşu, edille-i şer’iyye-i erbaa (4 şer’î / dînî delîl) ile ile sâbittir” deyip namazın günde beş vakit olduğuna dâir bazı âyet-i kerîmeleri ve hadîs-i şerîfleri tafsîlâtlı/detaylı bir şekilde […]
“Farz olduğuna inanıp, abdest ve vakitlerine, rükû ve sücûduna riâyet ederek beş vakit farz namaza devâm edene, Cennet vâcib, Cehennem harâm olur.” Dünkü makâlemizde, her gün beş vakit namazın farz olduğuna dâir, bazı hadîs-i şerîfleri zikretmiştik. Bugün, bu konudaki başka hadîs-i şerîflere de temâs edelim inşâallah: Önce, Kütüb-i sitteden dördünde yer alan bir hadîs-i şerîfi […]