Tövbeyi geciktirmemeli
Günâhtan sonra hemen tövbe etmek, farzdır. Tövbeyi geciktirmek de büyük günâhtır…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Günâhtan sonra hemen tövbe etmek, farzdır. Tövbeyi geciktirmek de büyük günâhtır…
“Günâhlarınız çok olup göklere kadar ulaşsa, tövbe edince, Allahü teâlâ tövbenizi kabûl eder.” “Tevbe = Tövbe”: Sözlükte nedâmet, pişmânlık demektir. Tevbe, insanın, işlemiş olduğu günâhlarına pişmânlık duyup, Allahü teâlâdan affedilmesini, bağışlanmasını istemesidir…
Namazı doğru kılan, Allahü teâlânın sayılamayacak kadar çok olan bütün nimetlerine şükretmiş sayılır. Allahü teâlâ, kullarına çeşitli nimetler verdiğini, fakat şükredenlerin az olduğunu, az şükredildiğini bildiriyor…
Kibir, ucb, kin, haset, sûizan, öfke, riyâ, mal ve makâm sevgisi, övünmek, övülmeyi sevmek, ayıplanmaktan korkmak gibi şeylerden kaçmak kalbin şükrüdür. Kur’ân-ı kerîmde, meâlen “İnsanların çoğu şükretmezler”, “şükredenler azdır” buyuruluyor…
Kendisine ni’met gelen veya bir dertten kurtulan kimsenin, Allahü teâlâ için “şükür secdesi” yapması sünnettir veya müstehabdır. Her nîmetin hakîkî sâhibi olan Allahü teâlâya şükretmek, insanlık îcâbıdır…
“Şükür”, her nimetin Allah’tan geldiğini bilip yerinde sarf etmek ve dille de hamd etmektir. Şükür, kendini o nimete lâyık görmemektir…
“Mü’min, koku satan kimse gibidir. Yanında otursan için açılır…
İlmin temîn edeceği yüksek dereceler husûsunda, Kur’ân-ı kerîmde, müteaddid âyet-i celîleler ve Peygamber Efendimizin birçok hadîs-i şerîfleri vardır. Bilindiği üzere, ilk emri, “Oku” diye başlayan İslâm dîninde ilme büyük ehemmiyet verilmiştir…
Her bakımdan insanların en üstünü olan Muhammed aleyhisselâm, daha gençlik yıllarında, Mekke halkı arasında, akrânına göre çok beğenilmiş, sevilmiş ve sayılmıştır. Muhammed aleyhisselâm, bilhâssa güzel ahlâkı, insanlara görülmemiş bir şekilde iyi davranması, sâkinliği, yumuşaklığı ve diğer üstün hâlleriyle sevilmiştir…