Korunması emredilen beş şey
Dînlerin sonuncusu, İslâm dînidir. Aslında Hazret-i Âdem aleyhisselâmdan Peygamber Efendimize gelinceye kadar dîn tektir, o da tevhîd dîni olan İslâmiyettir…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Dînlerin sonuncusu, İslâm dînidir. Aslında Hazret-i Âdem aleyhisselâmdan Peygamber Efendimize gelinceye kadar dîn tektir, o da tevhîd dîni olan İslâmiyettir…
Batılı bazı bilim adamları, “İnsan Denen Meçhûl” insanı bir muammâ olarak gösteriyorlarsa da, insan, temel kaynaklarımızda zikredilen sıfatlarıyla başka ta’rîf edilmektedir… Bilindiği üzere, “Alexis Carrel” gibi Batılı bazı bilim adamları, “İnsan Denen Meçhûl” adıyla kitap yazmak suretiyle, insanı bir muammâ olarak gösteriyorlarsa da, insanı, -temel kaynaklarımızda zikredilen sıfatlarıyla- şöyle ta’rîf etmek mümkündür: İnsan, “madde” ve […]
İyi bir insan olmak için evvelâ, Allahü teâlânın emir ve yasaklarına göre yaşamak lâzım. Yanî kâmil [olgun] bir Müslümân olmak gerekir…
İnsanlar, Allah’ın ve Peygamberlerinin emir ve yasaklarına uydukları müddetçe, huzûrlu ve râhat birer hayât yaşamışlar, birbirlerini sevip-saymışlardır. Allahü teâlâ, dünyâya gönderdiği ilk insanı [ya’nî Hazret-i Âdem’i], aynı zamanda ilk Peygamber kılmış, ondan sonra, kullarına râzı olduğu/beğendiği yolu göstermek için, çeşitli mekânlardaki, muhtelif kavimlere, zaman zaman “Peygamber”ler göndermiştir…
Peygamber Efendimiz bir hadîs-i şerîfte meâlen buyurdu ki: “Dünyâda bir garîb veya yolcu gibi ol; kendini kabir ehlinden say.” Burada, sözlerimizin hemen başında şunu belirtelim ki, şu uçsuz-bucaksız olarak gördüğümüz koca kâinâtı, canlı-cansız her varlığı, yoktan en mükemmel bir nizâm ve intizâm üzere yaratan ve onları her ân varlıkta durduran Allahü teâlâ, “kâinât”ta, sâdece bizim […]
Günümüzdeki teknolojik gelişmeler sebebiyle yabancı kültürlere açılmış bir gençliğin, benliğini muhâfaza etmesi, hidâyet üzere olması çok zordur. Şüphesiz ki Cenâb-ı Hak, yarattığı şu mükemmel âlemle, kendi varlığını belli ettiği gibi, kullarına çok merhamet ve şefkat ettiği/acıdığı için, var olduğunu ayrıca “Peygamber”leri vâsıtasıyla da bildirmiştir…
11. asrın Müceddidi, İmâm-ı Rabbânî, Müceddid-i Elf-i Sânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretleridir…
Müceddidlerin 1.si, Resûlüllahın Halîfesi olan Abdullah Ebû Bekr-i Sıddîk bin Osmân Ebî Kuhâfe (radıyallahü anhümâ) hazretleridir. Geçen haftaki 2…
“Her yüz sene başında, bir müceddid [gelip] geçmiştir. O yüz sene içinde, Allahü teâlâdan ümmetlere gelen feyizler, hep o zamânın müceddidi vâsıtası ile gelir.” Dünkü makâlemizde, [“Her yüz yılda bir müceddid gelir, dîni kuvvetlendirir” [Buhârî] “Her yüz senede bir müceddid zâhir olur (ortaya çıkar)…