İyi veya kötü çığır açmak…
Hepimizin bildiği gibi, ölünce amel defterleri kapanır. Fakat iyi veya kötü işlerde önderlik edenlerin, çığır açanların amel defterleri kapanmaz…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Hepimizin bildiği gibi, ölünce amel defterleri kapanır. Fakat iyi veya kötü işlerde önderlik edenlerin, çığır açanların amel defterleri kapanmaz…
Sevgili Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam dönemine “Asr-ı Seâdet” denilir ve insanlık târihi boyunca, ikinci bir benzeri yoktur. Târihte, en mühim muvaffakıyeti gerçekleştirmiş ve ilk büyük başarıyı sağlamış örnek bir şahsiyet olarak Sevgili Peygamberimiz Hazret-i Muhammed (aleyhis-selâm) zikredilmektedir…
Her Müslümânın ilk vazîfesi, Kur’ân-ı kerîmin talîm ettiği esâsları öğrenmek ve ona uygun olarak amel-i sâlihte bulunmaktır. İmân ve İslâm esâslarını bilip tatbîk edecek, ibâdet yapacak kadar ilim öğrenmek her Müslümân için zarûrîdir, âkıl-bâliğ, erkek-kadın her Müslümânın üzerine farz-ı ayındır…
Güzel ülkemizde ve diğer İslâm ülkelerinde de pekçok evliyâ vardır. Mesela Ankara anıldığı zaman ise, Hâcı Bayrâm-ı Velî ve Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazerâtı hâtırlanır…
İnsanların doğru rehberlere olan ihtiyâcları çok âşikârdır. Şimdi burada bir nebze, çok kısa da olsa, “Velî-Evliyâ” terimlerinden bahsetmek münasip olacaktır…
Dînlerin sonuncusu, İslâm dînidir. Aslında Hazret-i Âdem aleyhisselâmdan Peygamber Efendimize gelinceye kadar dîn tektir, o da tevhîd dîni olan İslâmiyettir…
Batılı bazı bilim adamları, “İnsan Denen Meçhûl” insanı bir muammâ olarak gösteriyorlarsa da, insan, temel kaynaklarımızda zikredilen sıfatlarıyla başka ta’rîf edilmektedir… Bilindiği üzere, “Alexis Carrel” gibi Batılı bazı bilim adamları, “İnsan Denen Meçhûl” adıyla kitap yazmak suretiyle, insanı bir muammâ olarak gösteriyorlarsa da, insanı, -temel kaynaklarımızda zikredilen sıfatlarıyla- şöyle ta’rîf etmek mümkündür: İnsan, “madde” ve […]
İyi bir insan olmak için evvelâ, Allahü teâlânın emir ve yasaklarına göre yaşamak lâzım. Yanî kâmil [olgun] bir Müslümân olmak gerekir…
İnsanlar, Allah’ın ve Peygamberlerinin emir ve yasaklarına uydukları müddetçe, huzûrlu ve râhat birer hayât yaşamışlar, birbirlerini sevip-saymışlardır. Allahü teâlâ, dünyâya gönderdiği ilk insanı [ya’nî Hazret-i Âdem’i], aynı zamanda ilk Peygamber kılmış, ondan sonra, kullarına râzı olduğu/beğendiği yolu göstermek için, çeşitli mekânlardaki, muhtelif kavimlere, zaman zaman “Peygamber”ler göndermiştir…