Akrabâyı ziyaretin önemi
Allahü teâlâ, Müslümân olan ve sâlih olan akrabâyı ziyâreti emrediyor. Kendilerinden zarar gelecek günâhkâr akrabâdan uzak durmak gerekir…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Allahü teâlâ, Müslümân olan ve sâlih olan akrabâyı ziyâreti emrediyor. Kendilerinden zarar gelecek günâhkâr akrabâdan uzak durmak gerekir…
İslâm dîninde iyi bir insan; hemen kırılmayan, bütün insanlara güler yüzlü, tatlı dilli davranarak gönülleri alan insandır. Dargınlık: Dostluğu, yakınlığı bırakmak demektir…
Kurbân ibâdeti, dünyâya gönderilen ilk insan ve aynı zamanda ilk Peygamber olan Hazreti Âdem’den beri bilinen ve yapılagelen bir ibâdettir. Kurbân nisâbına mâlik olan ve gerekli diğer şartları taşıyan [ya’nî âkıl, bâliğ, mukîm, hür olan zengin] bir Müslümânın kurbân kesmesi vâciptir; zarûretsiz kurbân kesmemek günâhtır…
Zilhiccenin 9. günü olan Arefe gününde, Arafât’ta bulunmayan ve “vakfe” yapmayan bir kimsenin haccı sahîh olmaz…
“Eğer bir Müslümân, diğer Müslümânlara eli ile (yani bedeniyle] ve malı ile yardım edemiyorsa, o takdîrde hiç olmazsa duâ ederek yardım etmelidir…” Yiyecek, giyecek ve başka ihtiyâçları konusunda Müslümânlara yardım, hem dînî bir vazîfe, hem de çok sevâptır. Zîrâ hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki: “Bir Müslümânın sıkıntı ve kederini gidereni veya bir mazlûma yardım edeni, Allahü […]
Fitne; ayrılık, karışıklık, kargaşa, insanı hak ve hakîkatten saptıracak şey; Fesâd da, Bozukluk, karışıklık, fitne, anarşi, ma’nâlarında kullanılan bir terimdir. Allahü teâlâ, fitnenin kötülüğünü Kur’ân-ı Kerîm’de meâlen şöyle beyân buyurmaktadır: “Fitne, adam öldürmekten daha beterdir.” (Bakara sûresi, 191) Enfâl sûresinde de meâlen şöyle buyurulmuştur: “Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden sâdece zulmedenlere […]
Birlik ve beraberliğin günümüzde, daha güçlü olarak ortaya konulması lâzım. Bütün milletimiz bir ve berâber olmalı…
“Evrensel dîn kardeşliği” ismi altında, gayr-i müslimlere “kardeşlerimiz” demek doğru değildir. Böyle bir düşünce, Kur’ân-ı kerîmi yalanlamak olur…
Zulmün ve şiddetin dîni, milliyeti, kültürü, ideolojisi, ırkı, ulusu, cinsiyeti olmaz. Kimden gelirse gelsin, kime yapılırsa yapılsın, reddedilmelidir…