Quid rides…
Eskiden “Bir şey olacağım” diye arzıendam ederdi. Hâlinden belli ki tastamam olmuştu…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Eskiden “Bir şey olacağım” diye arzıendam ederdi. Hâlinden belli ki tastamam olmuştu…
Fon soruşturması sonucunda maruz kaldığımız süper yatlı, özel jetli, 200 milyonluk lüks otomobilli rezalet, bana 15 yıl önce dercettiğim şu satırları hatırlattı: “Hem gitgide onlara benziyorlar hem de onlarla kıyasıya ‘kavga’ ediyorlar! Hiç insan kavga ettiğine bu kadar benzemeye çalışır mı…
Kierkegaard, “Hayat geriye doğru anlaşılır ama ileriye doğru yaşanır” demiş ya, bizdeki futbol hakemliği o hesap. İleriye doğru dizayn edilip geriye doğru savcılıkta anlaşılacak herhalde…
Hiçbir yolsuzluğun mazereti ya da hafifletici nedeni, başka bir yolsuzluk veya hırsızlık olamaz. Herhangi bir iddia, o iddiayı dile getirenin karakteri veya mazide yapıp ettikleri üzerinden de çürütülemez…
Cebinde dünyanın bütün kütüphanelerini taşıyor “dijital çağın” çocuğu. Gerçi kütüphanelerde dolaşmasına da gerek yok…
Normal şartlar altında (NŞA) bir varlığın birim maliyeti yirmi katına fırlamaz ama bizde fırladı. Hâliyle 15 milyarlık pazar hacmi, trilyonları aşan devasa bir illüzyona dönüştü…
İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü mezalimi anlatmaya “soykırım” sözcüğü bile artık kifayet etmiyor. Bu korkunç katliamların içimizde açtığı onulmaz yaralara tercüman olacak bir ifade ararken, 53 yaşındaki Amerikalı bir kadının sarsıcı itirafına rastladım…
Almanya gibi bir ülkeyi 16 yıl yöneten Angela Merkel’in geçenlerde verdiği bir söyleşide, “dijital küresel oligarşiye” karşı adeta “alarm ziline” basması tehlikenin boyutunu gösteriyor. Hayır, “Yapay zekâ işimizi elimizden alacak…” muhabbetiyle alakası yok…
Şayet Orta Asya’daki CIAFETÖ ağına çomak sokan bir bordo bereliyseniz, kaleminizin kırıldığı anda ambulansın ve doktorun “tesadüfen” olmaması da kameraların aniden miyoplaşması da gayet doğaldır. Kaşif Kozinoğlu’nun maruz kaldığı buydu…