Ben çok incindim kardeşim
Özgür Özel yememiş içmemiş, Deniz Göktaş adlı komedyenin üzerinden mizaha ne kadar “hoşgörülü” olduğunu göstermeye çalışmış. Bilmesek biz de inanacağız…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Özgür Özel yememiş içmemiş, Deniz Göktaş adlı komedyenin üzerinden mizaha ne kadar “hoşgörülü” olduğunu göstermeye çalışmış. Bilmesek biz de inanacağız…
Ecevit veya Baykal’ın, silah zoruyla da olsa ülkemizi yabancılara şikâyet edeceğini aklınız havsalanız alır mı? Mesela, “İngiltere bize sahip çıkmadı, yalnız bıraktı, terk edilmişlik hissediyoruz…” diyebileceklerini düşünebilir misiniz…
Günler öncesinden öğrenmiştik: Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’nde ABD Başkanı Trump, F-35’lerin motorlarını Türkiye’ye “hediye” edecekmiş. Hele ki o “saygısı” yok mu…
Büyük şairimiz İsmet Özel, çok eski bir yazısında “Eğri oturup doğru konuşalım” deyimini teşrih masasına yatırmış, duruşu bozuk olanın sözünün doğruluğundan söz edilemeyeceğini belirtmişti. Gerçekten de duruş sahibi olmayanın sözünden hayır gelmez…
Mahalle kökenli malum siyasi figürlerden, kalplerinde hastalık olanlara kadar bilumum eşhas, Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında olur olmaz her fırsatta “güven bunalımı” oluşturmayı marifet biliyor. Bunların arasında…
ABD’li ünlü sunucu Tucker Carlson, geçen salı akşamı “İsrail’in nükleer kapasitesi küresel bir tehdittir…” dedi. “Herkese malum bir sır zaten, ne var bunda?” demeyin…
ABD, Ocak 2026’da Venezuela’ya “operasyon” düzenlemiş, Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’i evinden “kaldırmıştı”. Ardından da şubat ayında ABD ve İsrail, İran’a yönelik ortak saldırıya geçmişti…
Bunlara soracak olursanız memleketin en rasyonel, en akıllı, en aydınlanmacı ve hatta en aydınlık insanları kendileri. Çokluk “İslamcı” tesmiye ettikleri halihazırdaki iktidarı destekleyenler mi…
Batı’nın karakteristik özelliğidir; güçsüzü ezer, güçlüyle işbirliği yapar. Bu bakımdan, Kanada Başbakanı Mark Carney’nin geçen günkü Türkiye övgüsü münferit değildir…