Satın alınan puanlar
Dünya Eurovision’u 1975’te renkli izlerken, biz TRT ekranlarının başında siyah-beyaz izlemiştik. Fakat heyecanımız acayip renkliydi…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Dünya Eurovision’u 1975’te renkli izlerken, biz TRT ekranlarının başında siyah-beyaz izlemiştik. Fakat heyecanımız acayip renkliydi…
Ortadoğu coğrafyası, İsrail’in bölgeye yerleştirildiği 1948’den beri gün yüzü görmedi. Daha başlangıçta Deir Yasin, Hayfa, Tantura, Lida ve El Tira’da korkunç kıyımlar yaptılar…
Gazze’deki soykırım, Suriye’nin güneyindeki fiili işgaller ve Lübnan’daki katliamlar sadece “İran’ı çevreleme” veya “Direniş ekseninin” belini kırmaktan ibaret değildir. Öyle olsaydı, siyonistler 2 bin 500 kişilik “Acil Müdahale Gücü” ile Kıbrıs’a yerleşmezdi…
Bunların havlulu başkanı Özkan Yalım itirafçı olduğu günden beri Özgür Özel hiç olmadığı kadar köşeye sıkıştı. Sadece kendisi de değil, CHP’liler de felaket sıkıştı…
“Önce Amerika” mottosu “Önce İsrail’in Konforu” şekline dönüştü ama İsrail’in korkuları yine de tükenmedi. Gerçi hiçbir zaman da tükenmez; İsrail doğası gereği “korkuyla” maluldür…
Gün geçmiyor ki birini tehdit etmesin. Son kurbanı Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal oldu…
Ne kadar delil, belge, itiraf olursa olsun “İktidar operasyon çekiyor” lakırdısını devreye soktular mı bilumum “yolsuzlukların” görünmez olduğuna inanıyorlar. Artık mızrak çuvala sığmıyor, haberleri yok…
Geçenlerde sosyal medyada bir yurdum insanının, “Batı’ya gidin de insanlık görün…” diye hülasa edeceğim bir iletisine rastladım. Bu da bana “Alamancıların” (ilk gençlik yıllarımızda kulaklarımıza eziyet olan) o meşhur lakırdılarını hatırlattı: “Almanya sokakları öyle temiz ki süt dök yala, o derece.” Demek ki geçen onca yılda değişen pek bir şey olmadı…
ABD Başkanı Trump “Gideceğim, dünya ticaretini kurtaracağım, gerekirse İran’ı haritadan sileceğim…” diyerek okyanusları aşıp Hürmüz’e dayanmıştı. Lakin coğrafyanın tokadını yiyince “Pakistan rica etti, azıcık durup düşüneceğiz” kıvamına geldi…