Konforlu mağduriyet
Meşhur pantomim ustası Joseph Grimaldi ağır bir melankoli şikâyetiyle doktora gider. Doktor ona kim olduğunu bilmeden tavsiyede bulunur: “Londra’ya Grimaldi adında muazzam bir palyaço geldi…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Meşhur pantomim ustası Joseph Grimaldi ağır bir melankoli şikâyetiyle doktora gider. Doktor ona kim olduğunu bilmeden tavsiyede bulunur: “Londra’ya Grimaldi adında muazzam bir palyaço geldi…
Dünyanın en “ince ruhlu” iş ve siyaset dehası ABD Başkanı Trump, mayısın son haftasında yine kendini gerçekleştirdi. Buram buram diplomasi kokan o meşhur zarafetiyle, içlerinde Türkiye’nin de bulunduğu 7-8 ülkeye öyle bir teklifte bulundu ki, insan bu “iyilikseverlik” karşısında gözyaşlarını tutamıyor…
Dün itibarıyla İstanbul’un 573’üncü fetih yıl dönümünü ulusça idrak ederken aklıma Engin Ardıç’ın fetih kutlamalarından ifrit olduğu geldi. Rahmetli, “Aradan asırlar geçti, geçen gün almışız gibi neyi kutluyorsunuz?..” derdi…
Anadan babadan CHP’li bir akrabamla arefe günü ordan burdan laflarken sıra “mutlak butlan” kararına geldi. Yekten, “Sen gazetecisin bilirsin, Özgür Özel-İmamoğlu ne yapacak?” diye sordu…
Seçim öncesinde Kılıçdaroğlu’nu göklere çıkaran ne kadar muhalif yazarçizer, gazeteci ve sanatçı varsa 28 Mayıs gecesi koro halinde aşağılamaya başlamıştı: “Utanmaz arlanmaz…” “Diktatör müsveddesi…” “Siyasi cenaze…” “Koltuk delisi muhteris…” “Siyasi Sülün Osman…” Ve daha nicesi gırla gitti. Neresinden bakarsanız bakın, çok trajik bir bükülmeydi…
Kılıçdaroğlu geçen gün “Bu parti, Cumhuriyeti kuran, ahlakı, erdemi kendisine temel felsefe edinmiş bir partidir…” dedi. CHP’nin ahlakını, erdemini bilemem ama “Cumhuriyeti” veya “devleti” kurduğu külliyen yalandır…
O kadar ki kendi isteği üzerine Fethi Okyar’a kurdurduğu Serbest Fırka’yı bile kapatmak zorunda kaldı. Ünlü tarihçimiz merhum Prof…
Dünya Eurovision’u 1975’te renkli izlerken, biz TRT ekranlarının başında siyah-beyaz izlemiştik. Fakat heyecanımız acayip renkliydi…
Ortadoğu coğrafyası, İsrail’in bölgeye yerleştirildiği 1948’den beri gün yüzü görmedi. Daha başlangıçta Deir Yasin, Hayfa, Tantura, Lida ve El Tira’da korkunç kıyımlar yaptılar…