Bereket nedir ve bereketsizliğe sebep olan şeyler nelerdir…
Bereket, malın çokluğunda değil; helâl lokmada, şükürde, ibadette ve Allahü teâlânın rızasına uygun yaşanan bir hayattadır. İnsan, çoğu zaman huzuru malın çokluğunda arar…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Bereket, malın çokluğunda değil; helâl lokmada, şükürde, ibadette ve Allahü teâlânın rızasına uygun yaşanan bir hayattadır. İnsan, çoğu zaman huzuru malın çokluğunda arar…
Hadîs-i şerifte buyuruldu ki: “İki büyük nimet vardır ki insanların çoğu onların kıymetini bilmez: Sağlık ve boş vakit.” Dünya hayatı çok kısadır. Âhirette kavuşulacak ebedî nimetler, bu kısa hayatta yapılan çalışmalara bağlıdır…
Bu güzel vatanı; dinine, tarihine, kültürüne bağlı, asrın teknolojisine sahip, onun da ilerisine geçmiş, iyi yetişmiş gençler yükseltecektir. Vatanımızın ve milletimizin geleceğinin güzel olması, millî ve manevî değerlerine bağlı, ufku geniş, asrın teknolojisine sahip, onun da ilerisine geçmiş, iyi yetişmiş gençlere bağlıdır…
Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Hiçbir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha değerli bir miras bırakmamıştır.” Çocuklarımız, Allahü teâlânın bizlere lütfettiği çok değerli nimetler ve emanetlerdir. Bu nimetlerin kıymetini bilmeli ve bu emanetlere sahip çıkmalıyız…
Müslümanlar, kurdukları medeniyetlerle insanlara değer verip, kalpleri fethetmiş, adalet ve merhametin en güzel örneklerini sunmuşlardır. Tarih boyunca birçok devlet, güçle, zulümle hükmetmeye çalışırken, İslamiyet, kurduğu medeniyetlerle insanlara değer verip, kalpleri fethetmiş, adalet ve merhametin en güzel örneklerini sunmuştur…
İnsan, geçici olanın peşinde ömür tüketirken ebedî olanı unutursa, kazandığını zannettiği her şey, aslında en büyük kaybı olur. Dünyadaki bütün insanlar mesut, mutlu olmak ister…
Gandhi: “Batı, korkunç bir karanlık içindeyken, Doğuda parlayan göz kamaştırıcı İslam güneşi, azap çeken dünyaya ışık, barış ve rahatlık vermiştir.” İslamiyet’i dikkatle ve insafla inceleyen kimseler, bu dinin yüceliğini ve ona olan hayranlıklarını ifade etmişlerdir. Mahatma Gandhi, Batı Hindistan’ın tanınmış Hristiyan bir ailesindendir…
Bütün rahatlıkların, saadetlerin başı, iman etmekte, Müslüman olmaktadır. Yani, İslamiyet’in emirlerine ve yasaklarına uymak lâzımdır…
Napolyon diyor ki: “Kur’ân’da yazılı olan esasların doğruluğuna inanıyorum. Bunlar, insanları bahtiyarlığa götürecektir.” Müslümanlığa hayran olan bazı meşhur kimselerin İslamiyet hakkındaki düşünceleri şöyledir:Fransa İmparatoru Birinci Napolyon (1769-1821), Mısır’a girdiği 1798’de, İslamiyet’in büyüklüğüne, doğruluğuna hayran kalmış, hatta bir ara Müslüman olmayı bile düşünmüştü. Belki de Bizans İmparatoru Herakliyus gibi aforoz edilirim korkusuyla bundan vazgeçmiştir… Aşağıdaki satırlar […]