Menü
Selçuk Candansayar
Usta Kalem

Selçuk Candansayar

BirGün Gazetesi

"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."

Toplam Yazı 15

Tüm Yazıları

27 Nis 2026

Bulunmaz Hint kumaşından kırk yamalı örtüye

Bugün pek çok muhalif bireyin bilinçdışında, ilk bakışta çocuksu görünen ama derin bir politik felce işaret eden bir rüya yankılanıyor: “Erdemli uzaylılar tarafından kaçırılmak ve zalime karşı savaşmak için insanüstü güçlerle donatılmak”. Bu fantezi, aslında otoriter baskı ve lawfare (yargı tacizi) altında ezilen insanların “radikal çaresizlik” hissiyle baş etmeye çalıştıklarını anlatır…

Devamını Oku 2 ay önce
13 Nis 2026

Ünlülere sürek avı

“Ünlülere uyuşturucu operasyonları” hız kesmeden sürüyor. Son altı ayda, sinema, müzik, eğlence, spor dünyasından yaklaşık 120 kişi “ifşa edilerek” gözaltına alındılar…

Devamını Oku 3 ay önce
06 Nis 2026

Mahirlerin mirası

Türkiye sosyalistleri için dayanışma ve şiddetin “sınıfsal ve ahlaki sınırını” belirleyen pusula, Mahir Çayan ve arkadaşlarının Kızıldere’ye yolculuklarının nedeni ve oradaki “Erleri çekin, rütbeliler gelsin” haykırışıyla inşa edildi. Türkiye’nin devrimcilerini, 12 Eylül öncesi halkın gözünde kahramanlara dönüştüren de “devrimci dayanışma, inanç ve ahlaklarıydı.” Yeni Çeltek’ten, Tariş Direnişi’nden Fatsa’ya, Ege tütün tarlalarından Zap Köprüsü inşaatına kadar, sosyalistlerin halkla kurduğu bağın […]

Devamını Oku 3 ay önce
23 Mar 2026

Adliye Sarayları: İktidarın yeni hastaneleri

Türkiye’de yargı sistemi; psikiyatrinin son altmış yıldır büyük bedeller ödeyerek, sancılı bir özeleştiriyle üzerinden atmaya çalıştığı “toplumsal disiplin aygıtı” gömleğini, sanki yeni ve pırıltılı bir üniformaymış gibi gönüllü olarak üzerine geçirdi. CHP’li belediyelere, seçilmiş başkanlara ve özellikle Ekrem İmamoğlu’na yönelik başlayıp; gazetecilere, akademisyenlere ve sıradan yurttaşlara yayılarak süregiden yargı harekatı, bu “üniformanın” adliye koridorlarında nasıl bir […]

Devamını Oku 4 ay önce
17 Mar 2026

Bırak şimdi geçmişi!

Zor değil, felaket zamanlarındayız. Kelimenin somut anlamıyla etrafımız ateş çemberi. Bir fırtına içinde sürükleniyoruz.  W. Benjamin’in “tarih meleği”ni de sürüklüyor fırtına. Hatırlayın, Benjamin’in meleği yüzü geçmişe dönük olarak sürüklenmektedir. O sadece üst üste binen yıkıntılar ve fırtına içinde geleceğe yürümeye çalışan insanları görür. Kimi sürükleniyordur, kimi ise fırtınanın gücünü ardına alarak geleceği belirleyebileceğini ummaktadır. Melek […]

Devamını Oku 4 ay önce