Adliye Sarayları: İktidarın yeni hastaneleri
Türkiye’de yargı sistemi; psikiyatrinin son altmış yıldır büyük bedeller ödeyerek, sancılı bir özeleştiriyle üzerinden atmaya çalıştığı “toplumsal disiplin aygıtı” gömleğini, sanki yeni ve pırıltılı bir üniformaymış gibi gönüllü olarak üzerine geçirdi. CHP’li belediyelere, seçilmiş başkanlara ve özellikle Ekrem İmamoğlu’na yönelik başlayıp; gazetecilere, akademisyenlere ve sıradan yurttaşlara yayılarak süregiden yargı harekatı, bu “üniformanın” adliye koridorlarında nasıl bir disiplin/terbiye aracına dönüştüğünü gösteriyor. Adliye sarayları artık hukuk dağıtan mekanlar olmaktan çıkıp, muhalif siyaseti “ıslah edilmesi gereken bir sapma” olarak gören devasa “tanı ve terbiye hastanelerine” dönüşmüş durumda. Savcılar artık yasa maddelerini değil, sanki bir “toplumsal uyum” ölçeğini kullanıyorlar; kimin “makbul” kimin “patolojik” olduğuna karar…