Avrupa’nın ateş çemberi: Trump’ın hesapları ve dünyanın ödediği fatura
Dünya yeni bir enerji krizinin eşiğinde. Fakat bu kez mesele yalnızca petrol fiyatlarının yükselmesi değil…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Dünya yeni bir enerji krizinin eşiğinde. Fakat bu kez mesele yalnızca petrol fiyatlarının yükselmesi değil…
Tarih, hırsları akıllarının önüne geçen liderlerin, kendi halklarının kanı ve alın teriyle inşa ettiği imparatorlukları nasıl birer enkaza çevirdiğinin ibretlik vesikalarıyla doludur. Bugün Washington koridorlarında yankılanan savaş tamtamları ve Donald Trump’ın Beyaz Saray’dan dış dünyaya savurduğu tehditler, bize tarihin en hoyrat, en acımasız ve en körü körün giden figürlerinden birini hatırlatıyor: Rus Çarı I…
Modern uluslararası ilişkiler literatürü, askerî ve stratejik tıkanıklık yaşayan aktörlerin, asimetrik güç dengelerini lehlerine çevirebilmek adına “bilişsel savaş” (cognitive warfare) yöntemlerine başvurduğunu sıklıkla kaydeder. Bu bağlamda, Suudi Arabistan, ABD & İsrail koalisyonunun Yemen müdahalesinde karşılaştığı askerî asimetri ve operasyonel çıkmaz, bölge siyasetinde konvansiyonel askerî stratejilerin ötesinde, inançsal ve sembolik değerlerin stratejik birer enstrümana dönüştürülmesini beraberinde […]
Dünya sahnesi, sınırları yerel çatışmalarla çizilen ancak arkasındaki itici güçlerle küresel bir hesaplaşmaya dönüşen karanlık bir sarmalın içinden geçiyor. Bugün ne Doğu Avrupa’daki silah seslerini ne de Orta Doğu’daki füze hareketliliğini tek başına okumak mümkün…
Ortadoğu’nun bin yıllık coğrafyası, haritaların kanla çizildiği ve her aktörün kendi oyun planını dayattığı devasa bir satranç tahtasını andırıyor. Bu tahtanın en kadim ve en hareketli öznelerinden biri olan Kürtler, özellikle son çeyrek asırda Türkiye ve Suriye ekseninde yürüttükleri mücadeleyle politik olarak kendi varlıklarını ve kazanımlarını tescilleme savaşı veriyorlar…
Küreselleşen dünyada Artık orduların karşı karşıya geldiği, tankların cephe hatlarını yardığı o klasik yirminci yüzyıl manzaraları, yerini daha sinsi, daha az maliyetli ama bir o kadar da yıkıcı bir yönteme bırakıyor: Ekonomik asfiksi. Tıbbi bir terim olan asfiksi (vücudun oksijensiz kalıp boğulması) kavramının, ekonomi veya uluslararası ilişkiler alanına uyarlanmış halidir…
Ortadoğu’da savaşın ilk günlerinden itibaren Washington ve Tel Aviv’in hesabı açıktı: İran’ın askerî kapasitesi kırılacak, füze ve insansız hava aracı altyapısı büyük ölçüde etkisizleştirilecek, nükleer programı geriye itilecek ve Tahran, bölgesel nüfuzunu sürdüremeyecek kadar ağır bir stratejik yenilgiye uğratılacaktı. Fakat savaşın bugünkü tablosuna baktığımızda ortaya daha karmaşık bir sonuç çıkıyor…
Ortadoğu, tarih boyunca küresel güç mücadelelerinin merkezi oldu. Ancak bazı savaşlar vardır ki yalnızca cephedeki askerleri değil, dünyanın en uzak köşesindeki fabrikaları, limanları, borsaları ve sofraları da etkiler…
Uluslararası siyasette en büyük çelişki, ilkeler ile çıkarların aynı cümlede kullanılmaya başlanmasıdır. Bugün Washington’un Ukrayna’da savunduğu söylem ile Ortadoğu’da izlediği politika arasındaki mesafe, yalnızca diplomatik bir tutarsızlık değil, küresel sistemin içine sürüklendiği ahlaki ve stratejik krizin de en açık göstergesidir…