Siyaset ve müzik
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz. Bugün 21 Haziran Dünya Müzik Günü…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz. Bugün 21 Haziran Dünya Müzik Günü…
Edebiyat dünyasında farklı türlerde eser veren çok sayıda yazar olduğu herkesin malumu. Roman, öykü, şiir alanlarının tek bir tanesi ile sınırlı kalmayan yazarların bir kısmı yaratıcılıklarını tiyatrodan da esirgememişlerdir…
Havalar sıcak. İran’da istediği sonucu alamayan ABD yeni bir hamlenin, Küba’ya saldırının eşiğinde… Kapitalizm yaşadığı krizi aşmak için kitleleri hamasetle, yabancı düşmanlığıyla uyutmaya çalışıyor…
20. yüzyılın önde gelen düşünürlerinden Hannah Arendt’ten ödünç aldığım bir kavramın beyazperdeye yansımasından söz etmek istiyorum bugün…
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin değerli öğretim üyelerinden E. Osman Erden’in yüksek lisans tezinden kaynaklanan kitap, Almanya’nın yüksek kültürel değerlerinin totaliter bir rejim altında nasıl yozlaştığına ve şiddetle özdeşleştiğine ilişkin bir soruyla başlıyor: ‘Şairlerin ve düşünürlerin insanları nasıl oldu da yargıçların ve cellatların insanlarına dönüştüler?’ ve devam ediyor ‘Beethoven’in, Schiller’in, Goethe’nin çıktığı bir kültürden Hitler, Goebbels, Göring gibi […]
Sanat dünyasının üç farklı disiplininin önde gelen etkinliklerinden, Venedik Bienali, Cannes Festivali ve Eurovision aynı zaman dilimi içinde benzer protestolara sahne oluyor. Spor dünyasında da benzer olaylar yaşanıyor; aynı yoğunlukta olmasa da etkisi çok daha fazla olabiliyor…
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sanata ve sanatçılara yaklaşımı okurlarımızın yabancısı değil. Tunç Soyer’den koltuğu devralan Cemil Tugay her nedense Soyer döneminde başlatılan pek çok proje gibi sanat alanındaki çalışmalara da belediye desteğini kestiğini duymayan kalmamıştır herhalde (CHP yöneticileri duymuş mudur bilemem)…
İstanbul Festivali’nin bu yıl bir belgeselle, Gianfranco Rosi’nin ‘Pompei: Bulutların Altında adlı etkileyici belgeseliyle açılması, dünya sinemasında belgesel sinemanın giderek yükselen prestijinin bir göstergesiydi. Sinema sanatının ilk ürününün bir belgesel olduğunu (Lumiere kardeşlerin çektiği Ciotat garına giren trenin görüntüleri) bilmeyen sinemasever yoktur herhalde…
Yorucu bir on günün ardından hafta sonunda izleyeceğim birkaç film daha kaldı: Markus Schleinzer’in ‘Rose’unun yanı sıra, Ali Kemal Güven’in ‘Sultana’sı, Erol Mintaş’ın ‘Yeryüzü Şarkısı’ ve Yeşim Ustaoğlu’nun belgeseli ‘Kuru Taşın Başı’. Umarım bu son üç film izlediğimiz yerli filmlerin yarattığı karamsarlık bulutlarını dağıtmaya yardımcı olur…