Kötülüğün sıradanlığı
20. yüzyılın önde gelen düşünürlerinden Hannah Arendt’ten ödünç aldığım bir kavramın beyazperdeye yansımasından söz etmek istiyorum bugün…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
20. yüzyılın önde gelen düşünürlerinden Hannah Arendt’ten ödünç aldığım bir kavramın beyazperdeye yansımasından söz etmek istiyorum bugün…
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin değerli öğretim üyelerinden E. Osman Erden’in yüksek lisans tezinden kaynaklanan kitap, Almanya’nın yüksek kültürel değerlerinin totaliter bir rejim altında nasıl yozlaştığına ve şiddetle özdeşleştiğine ilişkin bir soruyla başlıyor: ‘Şairlerin ve düşünürlerin insanları nasıl oldu da yargıçların ve cellatların insanlarına dönüştüler?’ ve devam ediyor ‘Beethoven’in, Schiller’in, Goethe’nin çıktığı bir kültürden Hitler, Goebbels, Göring gibi […]
Sanat dünyasının üç farklı disiplininin önde gelen etkinliklerinden, Venedik Bienali, Cannes Festivali ve Eurovision aynı zaman dilimi içinde benzer protestolara sahne oluyor. Spor dünyasında da benzer olaylar yaşanıyor; aynı yoğunlukta olmasa da etkisi çok daha fazla olabiliyor…
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sanata ve sanatçılara yaklaşımı okurlarımızın yabancısı değil. Tunç Soyer’den koltuğu devralan Cemil Tugay her nedense Soyer döneminde başlatılan pek çok proje gibi sanat alanındaki çalışmalara da belediye desteğini kestiğini duymayan kalmamıştır herhalde (CHP yöneticileri duymuş mudur bilemem)…
İstanbul Festivali’nin bu yıl bir belgeselle, Gianfranco Rosi’nin ‘Pompei: Bulutların Altında adlı etkileyici belgeseliyle açılması, dünya sinemasında belgesel sinemanın giderek yükselen prestijinin bir göstergesiydi. Sinema sanatının ilk ürününün bir belgesel olduğunu (Lumiere kardeşlerin çektiği Ciotat garına giren trenin görüntüleri) bilmeyen sinemasever yoktur herhalde…
Yorucu bir on günün ardından hafta sonunda izleyeceğim birkaç film daha kaldı: Markus Schleinzer’in ‘Rose’unun yanı sıra, Ali Kemal Güven’in ‘Sultana’sı, Erol Mintaş’ın ‘Yeryüzü Şarkısı’ ve Yeşim Ustaoğlu’nun belgeseli ‘Kuru Taşın Başı’. Umarım bu son üç film izlediğimiz yerli filmlerin yarattığı karamsarlık bulutlarını dağıtmaya yardımcı olur…
Sinemalarımızda izlenmesi gereken yabancı filmlerden söz açtık son haftalarda. Festivallerde ve Oscar yarışında öne çıkan filmler içinde, kapitalist sistemin çarpıklığını deşifre eden yapımların yanı sıra, Filistin’de yaşanan vahşeti, İran’da birey özgürlüklerini sınırlayan rejimi ve dünyanın farklı köşelerinde yaşanmış faşist uygulamaları eleştiren yapımlar öne çıkıyordu…
Bugün sorunlardan söz açmayacağım, önceki yazılarımda yeterince değindiğimi düşünüyorum. Üstelik 27 Mart Dünya Tiyatro Günü gazetemizde yayımlanan Tuğçe Çelik’in yazısında yer verdiği tiyatro insanları bu sorunları ana hatları ile dile getirmişti. Ben bugün tiyatrolarımızda izlediğim kayda değer oyunlara değinmek istiyorum. Büyük oyuncu Isabelle Huppert’in 2017 yılı Dünya Tiyatro Günü mesajındaki çağrıyı yineleyerek… Huppert şöyle diyordu […]
“Gün yanıyorsa için için / işçiler sessiz sedasız ölüyorsa / toprak altında kanlı bir ikindi / yeşil çağlam gök ekinim / şiirin vaktidir artık / yürü dizelerin ışığında şimdi” 21 Mart Dünya Şiir Günü’nü, 2026 PEN Şiir Ödülünün sahibi Hidayet Karakuş’un dizeleriyle selamlayalım… Yalnızca Dünya Şiir Günü değil 21 Mart; Orta Asya’dan Orta Doğu’ya farklı […]