05
Nis
2026
MUSTAFA KEMÂL’İN UYDURMA ŞECERELERİ VE HAKÎKÎ MENSÛBİYETİ (280)
“Her Türkün en tabiî, en samimî dileği şudur: Atatürk’ü daima tam sıhhat içinde bilmek, uzun seneler başımızda görmek… [Bu cümle, makâlede koyu dizilmiştir.] “Bu dilek yalnız sevgimizden ileri gelmiyor. Kendi kendini düşünmek, hesapçı olmak, milletlerin hakkıdır…
04
Nis
2026
MUSTAFA KEMÂL’İN UYDURMA ŞECERELERİ VE HAKÎKÎ MENSÛBİYETİ (279)
Yalman dahi, Hâtırât’ında, Yunus Nadi’yi mâzûr gösteren bir yaklaşım içinde oldu Yukarıda Yalman’ın Hâtırât’ından bir pasaj naklederek, onun, Yunus Nadi’yle kalem münâkaşalarına Üniversitede istihdâm edilen ecnebî Yahûdi akademisyenleri sebeb gösterdiğini, hâlbuki aralarındaki hakâretleşmeye varan şedîd münâkaşanın asıl sebebenin Goebbels’in 8 Eyl̃ûl̃ 1937’de Nürnberg Kongresi Nutkundaki Türkiye’yle alâkalı cümle olduğunu kaydetmiş, ayrıca, bu pasajda, onun mühim […]
02
Nis
2026
MUSTAFA KEMÂL’İN UYDURMA ŞECERELERİ VE HAKÎKÎ MENSÛBİYETİ (278)
Selânikli Âfet Hn.’ın iddiâsına göre, “Türkler, on binlerce yıllık Ârî, medenî, yüksek bir ırk” imiş “Türklerin bir Hind-Avrupa milleti”, dîğer tâbirle “Ârî millet” olduklarını, (kendi kendisini takdîm ettiği gibi) “Türk Milletinin Büyük Müverrihi, Türk Âlimi, İlmî Dehâ, Güneş Dehâ Sâhibi” ile iki Frenk târihçisinin isimlerini zikrederek “isbât ettikden” sonra, bu bâbda, bir otoriteye daha istinâd […]
01
Nis
2026
MUSTAFA KEMÂL’İN UYDURMA ŞECERELERİ VE HAKÎKÎ MENSÛBİYETİ (277)
Kemalizmin hiçbir vechesine îtirâzı olmadığı gibi, bu sun’î dille (g̃ûyâ, Münâfıkça tâbirle “Öztürkce”) ibâdeti dayatarak bir “Dîn İnk̆ilâbı”nın sahneye konulmasını da meşrû bir siyâset olarak benimsiyor… (“Kur’ân’ın tercümesi ve Ezân’ın Türkçeleştirilmesi de, dinin, aynı zamanda millî bir cemiyet müessesesi olarak, Türk inkılâbı prensipleri içinde aldığı kıymete işarettir…” 1981: 100) Ateist bir ik̆tidâr tarafından sahneye konulan […]
31
Mar
2026
MUSTAFA KEMÂL’İN UYDURMA ŞECERELERİ VE HAKÎKÎ MENSÛBİYETİ (276)
Yüzde yüz Gar̃bci olan, ‘yüzde yüz Türk’ olabilir mi? P. Safa, kitabının 1958 baskısından yukarıdaki pasajı çıkarmıştır ama, aynı fikri genişçe işlediği “İnkılâbın İki Büyük Prensibi” başlıklı Fasıl, her iki baskıda da mevcûddur. Buna göre, aynen Moïse Cohen Tekinalp’in de alkışladığı gibi, “Kemalizmin büyük fazîleti”, Tanzîmât’tan beri devâm edegelen “Şarklı-Gar̃bli” ikiliğine son verip Şark’ı (dîğer […]
30
Mar
2026
MUSTAFA KEMÂL’İN UYDURMA ŞECERELERİ VE HAKÎKÎ MENSÛBİYETİ (275)
“Peyami o zamanlar bir dereceye kadar Nazım’ın etkisi altında idi. Fakat onunla birçok noktalarda beraber değildi. Nazım onu da sosyalizm davasına çekmek için pek uğraştı. Aralarında geçen uzun tartışmalardan sonra Peyami: ‘- Seninle bir trene bindik, beraber seyahat ediyoruz, ben demokrasi durağına kadar seninle beraberim, ondan sonrası için allaha ısmarladık’, dedi. [“Allah” lâfz-ı celîlini “sabiha […]
29
Mar
2026
MUSTAFA KEMÂL’İN UYDURMA ŞECERELERİ VE HAKÎKÎ MENSÛBİYETİ (274)
‘Devlet Tiyatrosu’nun nâşiriefk̃ârında Komünizm propagandası 1930’da neşriyâta başlıyan Darülbedayi mecmûası, 1916’da açılan Dârülbedâyi-i Osmânî’nin nâşiriefk̃ârıydı. Dârülbedâyi, 1931’de Şehir Tiyatrosu ismini aldığı gibi, nâşiriefk̃ârı da, 1 İlkteşrîn 1935 târihli 60. sayısından îtibâren Türk Tiyatrosu ismiyle neşriyâta devâm edecekdir. 26 K̃ânûnisânî 1932 târihli Akşam gazetesinde (s. 2) yer alan aşağıdaki haberden, “Büyük Şef”in Dârülbedâyi veyâ Şehir Tiyatrosu’na […]
28
Mar
2026
Mustafa Kemâl’in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (273)
“Dört sene evvel M. Mussolini ile Roma’da mülâkat etmek şerefine mazhar olmuştum. Bu İtalyan – Türk dostluk muahedesinin ferdalarında idi. M. Mussolini, Yunanistan’la bizi bir türlü anlaştırmıyan mübadele işlerini telmih ederek: ‘- Milletlerin ve sulhün yüksek menfaatleri, üç kuruş aşağı, beş kuruş yukarı hesap meselelerile kıyas kabul etmiyecek derecede büyüktür.’ diyor ve Türk – Yunan […]
26
Mar
2026
Mustafa Kemâl’in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (272)
Cumhuriyet’in 22 Mayıs 1932 târihli nüshası, bu çeşid mürâî neşriyâtın en dikkat çekici nümûnesidir. Bu nüshanın birinci sayfasının yarısı, heyecânlı bir manşetle, dostâne münâsebetler çerçevesinde Başvekîl Mustafa İsmet’in İtalya’ya yapacağı ziyârete ayrılmıştı: “Kemalist Türkiye’den Faşist İtalya’ya Selâm! Başvekil bu sabah şehrimizden geçerek İtalya’ya gidiyor! Roma’da yekdiğerini müsaraatla sıkacak eller, mensup oldukları milletlerin selâmet ve saadetleri […]