Menü
Yesevizade Alparslan Yasa
Usta Kalem

Yesevizade Alparslan Yasa

Milat Gazetesi

"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."

Toplam Yazı 107

Tüm Yazıları

04 Ağu 2026

Mustafa Kemâl’in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (363)

“1946 Türkiye’si ile 1954 Türkiye’si arasında asır farkı değil, çağ farkı vardır!” “Adnan Menderes (Devamla) — Muhterem Arkadaşlar, ya 1946’dan evveli? Bugün burada melekâne bir eda ile, seçimden ve reyden, bu memlekette demokrasinin tesisi lüzumundan, bu sayede itibar kazanılacağından bahseden bu zat 1946’dan evvel tek bir köyde hakiki mânasiyle bir tek reyin kullanılmasına imkân verdi […]

Devamını Oku 2 hafta önce
03 Ağu 2026

Mustafa Kemâl’in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (362)

Menderes’in 1946 Seçimlerinin içyüzünü teşhîr eden îzâhatı; sâbık “Millî Şef”le kıyasıya çatışması ♦ Adnan Menderes’in, 7 Kasım 1954’te, 1946 Teşriî Seçimlerinin içyüzünü îzâh maksadıyle TBMM kürsüsünden îrâd ettiği nutuk, hem Totaliter Şefler devrinin kirli yüzünü gözler önüne seren târihî bir vesîka, hem de Târihî Türkcemizin fevkalâde güzel bir hitâbet nümûnesidir. Mezk̃ûr târihte, sâbık “Millî Şef”, […]

Devamını Oku 3 hafta önce
02 Ağu 2026

Mustafa Kemâl’in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (361)

Eşref Edib’in kaleminden Müslüman halkın Menderes’e teveccühü ♦ Bir çeyrek asırdır Totaliter Rejimin gadrine uğrıyan Müslüman halkın, bu rejimin zulüm cenderesini gevşeterek kendisini bir parça ferâhlatan Menderes ve Hük̃ûmetine gösterdiği teveccüh, o devirde (Şubat 1953), rahmetli Eşref Edib’in kaleminden pek güzel dile gelmişti. Müslüman halkın hissiyâtına tercümân olan “Başbakanla Bir Hasbihal” başlıklı uzun makâlesinden aşağıda […]

Devamını Oku 3 hafta önce
01 Ağu 2026

Mustafa Kemâl’in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (360)

Menderes, bu anlayışının mantıkî bir devâmı olarak, Kemalist İnk̆il̃âblarda, “halka mâl̃ olanlar ve olmıyanlar” şeklinde bir tefrîk̃e gitmiş, “mâl̃ olmıyanları” reddetmekte bir beis görmemiş, bu yüzden Fanatik Kemalistlerin şiddetli hücûmlarına mârûz kalmış, netîce olarak onun bu gibi tavırları kendisini îdâm sehpâsına götürmüştür. Bu husûsa bir misâl̃ olarak, şedîd İsl̃âm düşmanı, Farmason Sabataî muharrir ve siyâsetci […]

Devamını Oku 3 hafta önce
30 Tem 2026

Mustafa Kemâl’in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (359)

Türkiye’nin yeri, Avrupa Birliği’nde değil, Yakın-Şark’ta ve İslâm İttihâdı’ndadır Hiç şüphesiz, Türkiye’nin yeri evleviyetle Yakın-Şark’ta ve ikinci derecede de bütün İsl̃âm coğrafyasındadır. Bu cihetle, Türkiye, ilk merhalede, Avrupalıların Birlik stratejisine benzer şekilde, tedrîcen gerçekleştirilecek bir Yakın-Şark Birliği’ne ve ikinci merhalede de bir İsl̃âm İttihâdı’na önayak olabilir…

Devamını Oku 3 hafta önce
29 Tem 2026

Mustafa Kemâl’in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (358)

“Bize: ‘Sizin bütün değerlerinizi, bütün kâidelerinizi, bütün hedeflerinizi benimsiyoruz!’ diyen bir millet” [Gazetecinin Türkiye’ye tam âzâlık yerine imtiyâzlı ortaklık (partenariat privilégié) tanınması hakkındaki sorusu üzerine:] “Bize dönüp: ‘- Sizin bütün değerlerinizi, bütün kâidelerinizi, bütün hedeflerinizi benimsiyoruz!’ diyen bir millete: ‘- Kusûra bakmayın! Biz size evet diyemiyeceğiz!’ şeklinde mukâbele edersek, ağır bir mes’ûliyet altına gireriz!” Bizim […]

Devamını Oku 3 hafta önce
28 Tem 2026

Mustafa Kemâl’in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (357)

Kemalizmin Milletimize revâ gördüğü kültür jenosidi, Avrupa Birliği’ne iltihâk ile ikmâl̃ olacaktır … Milletimize karşı topyek̃ûn kültür jenosidi, Lozan’da, Gizli-Kuvvet ile onun Türkiye’deki uzantısı ve Avrupa arasında ortak bir proje hâline geldi. Böylece, Milletin canını dişine takarak onca fedâk̃ârlıkla yürüttüğü ve sonunda askerî bir zafer elde ettiği İstik̆l̃âl̃ Harbinin, Lozan’da, bir kurtuluş fermanıyle netîcelenmesi umulurken, […]

Devamını Oku 3 hafta önce
26 Tem 2026

Mustafa Kemâl’in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (355)

Bilderberg’de ele alınan mevzûlar Bilderbergliler, toplantılarında, Avrupa ve Amerika’yı ve bu iki âlemin birbiriyle münâsebetlerini al̃âkadâr eden mühim mes’eleler başta olmak üzere, âcilen görüşülmesine lüzûm duydukları dünyâşümûl her mes’eleyi müzâkere ederler. Ehemmiyeti hâiz hemen her mes’ele üzerinde hassâsiyetle durmaktadırlar: Ticâret, istihdâm, teknol̃oji, para-kredi siyâseti, yatırım, tabiî çevre, beynelmilel emniyet, ilh… Bir misâl̃ olarak, Vaşington’daki 9-12 […]

Devamını Oku 4 hafta önce