Nelerden korkarız ve neden?
İçinizdeki korkuyu yenmelisiniz, sudan korkanları suya atarlar. İçinizdeki korku canavarını yenin…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
İçinizdeki korkuyu yenmelisiniz, sudan korkanları suya atarlar. İçinizdeki korku canavarını yenin…
Eskiden bir eve misafir gidince kapı üç kere tıklatılır, içeriden “kim o?” sesi beklenirdi. Dalıp girilmezdi…
En “kabiliyetsiz” denilen insanın bile mutlak bir başarı hikâyesi vardır… Bugüne kadar başarının yeterince tarifi yapılmıştır herhâlde. Arif olana tarif gibi olmasın ama zaman, mekân ve imkân…
Küçükken en çok sorulan “büyüdüğünde ne olacaksın?” sualine, “önce adam olacağım” demeyi çok isteyenlerdendim ama cevabımız çevremizdeki mesleklerden ibaretti. Kimimiz doktor, kimimiz mühendis, kimimiz de öğretmen olacağım derdik…
Teknoloji ile azalan insan ilişkilerimiz yapay zekâ ile iyice zayıfladı. Beş parmağımızın beş parmağını geçmeyen yakın dostlarımızla da artık istişarelerimiz azaldı…
Küçük meseleler çoğunlukla büyük meselelere dönüşür. Herkes “Ufacık şeyleri görmezden gelmek çok büyük mesele oluşturmaz” der…
Çocuk eğitiminde disiplinden söz ederek demiştik ki: Geleneksel eğitim anlayışında “disiplinden anlaşılan; ceza, ilgiden anlaşılan ise şımartma” iken çağdaş eğitim anlayışında, disiplin; sorumluluk kazandırma içindir. İlgi ise, takdir etme, destek verme, rehber olma anlamında değerlendirilir…
Çocuk yetiştirmede dikkat edilecek noktaların başında ailenin ve okulun; sevgi, disiplin, ödül ve ceza anlayışları gelir. İnsan sevgi ile büyür olgunlaşır, sevme yeteneğini sevilerek kazanır…
Çevrenize anlayışla ve güven duyguları uyandırarak yaklaşmakla ilgilidir. Uyum, başkalarının bakış açısını görebilmeyi, onlarla aynı düzeyde iletişimler kurup, duygularına saygı göstermeyi gerektirir…