Ateş parçası bir şeyh: Erzincanlı Hacı Fehmi Efendi
Ali Kafkasyalı
İnternethaber
Yıl bin iki yüz doksan dört… O yıl, ordunun üzerinde tuhaf bir sessizlik dolaşıyordu. Rüzgâr, dağların arasından geçerken çadır bezlerini titretiyor; uzakta, top arabalarının ağır gıcırtısı duyuluyordu. Bizim süvarilerin çoğu Eleşkirt tarafında kalmış, henüz yetişememişti. Derlenip toparlanmaları bir iki güne bağlıydı. Fakat harbin beklemeye niyeti yoktu. Düşman yerinde durmuyor, niyetini gizliyor, bir gölge gibi mevzi değiştiriyordu. Ordugâhta en büyük eksiklik, öncü ve karakol hizmetini görecek birliğin bulunmamasıydı. İşte tam o vakit, kader sahneye bir başka isim sürdü: Erzincanlı Şeyh Hacı Fehmi Efendi.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Urmiyeli Âlim Dede Kâtip ve Şiî–Sünnî Meselesi
03 Nisan 2026
Alevî, Sünnî, Şia olmak ayrılık sebebi değil, zenginliktir
01 Nisan 2026
Azerbaycan basınında bir kalem: Namık Ahmedov ve büyük turan perspektifi
27 Mart 2026
Yerden Göğe, Ateşten Suya, Atadan Toruna: Kutsal Hafızanın Kardeşliği
22 Mart 2026