“En yeni” dünya düzeni
Bu yazıda otoriter yönetimlerin dünyanın geleceğini belirleyeceği yönündeki algıya aykırı görüşleri savunmaya çalışacağım. Daha baştan söylemeli, ömrünü doldurmuş kapitalizm, ayakta kalabilmek için otoriter yönetimin doğal ve kaçınılmaz olduğuna bizi inandırmak, “rızamızla” bu “en yeni” düzene boyun eğdirmek istiyor. “Başkan kaçırmak” gibi geçici “başarılarla” lekeli görüntünün arkasında ise emperyalist Batıyı etkisine almış bir panik havası var. Amerika’da, Avrupa’da, hiç uğramadığı kimi Doğu ülkelerinde “burjuva demokrasisi” kendini inkar ediyor; demokrasi kisvesi işe yaramadığı için bunalımda. Bu bunalım, sosyalist dünyanın dağılmasından sonra, kapitalizmin kısa bir süre için zafer sarhoşluğuna kapılmasının, “tarihin sonunun geldiği” iddiasının içi boş bir laf olduğunun, kapitalizmin bütün zamanların sistemi…