Hakmana ya da ‘kimsesizlerin kimsesi’ üzerine
Ali Apaydın
Cumhuriyet
Simmias: Bu gelen Kriton değil mi? Kebes: Evet! Sokrates’in en yakın dostu! Çok yorgun görünüyor, neden acaba? Simmias: Kriton, nerden geliyorsun, seni ne yordu böyle? Kriton: Sokrates’in konuştuğu yaşlı bir kadını uzaklara taşıdık. Simmias: Nasıl bir kadın? Neden taşıdınız? Sokrates’le ikiniz mi? Yoksa başkaları da var mıydı? Kebes: Simmias, dur biraz. Görmüyor musun, ne kadar yorulmuş Kriton! Kriton, gel sen de dinlen şöyle. Bak şu zeytin ağacının altına geçelim. Nefeslen, sonra Sokrates’le ne yaşadınız uzun uzun anlat bize. Hem yeni olmuş bir olay bedeni yorar ama zihni dinlendirir. Sen de bedenini dinlendirip zihnini yor şimdi; çünkü hiçbir şeyi unutmadan dinlemek…