Hayatın olağan akışı
Ramazan Akgün
Yeniçağ
Adaletin sessiz tanığı mı, toplumun kırılma noktası mı? Hukuk dilinde sıkça başvurulan ama çoğu zaman üzerinde yeterince düşünülmeyen bir kavramdır “hayatın olağan akışı.” Mahkeme salonlarında bir cümleyle geçer: “Bu durum hayatın olağan akışına aykırıdır.” Kimi zaman bir masumiyeti korur, kimi zaman bir şüpheyi büyütür, kimi zaman da yargıcın vicdanına yön verir. Peki, nedir bu olağan akış? En yalın hâliyle; insan davranışlarının, toplumsal alışkanlıkların ve hayat tecrübelerinin oluşturduğu doğal düzen… Bir annenin çocuğunu koruması, bir insanın zarar görmekten kaçınması, ekonomik çıkarların belirli bir mantık içinde hareket etmesi… Bunların hepsi “olağan” kabul edilir.