Muhammed Salah, Trabzonspor için bir kurtarıcı mı?
Türkiye Süper Lig tarihinin muhtemelen en büyük transfer olayı olan Muhammed Salah’ın Trabzonspor’a katılmak üzere Türkiye’ye ayak basması; tam üç gündür hem Trabzon’da, hem de Türkiye’nin dört bir yanına yayılmış Trabzonspor taraftarlarında kitlesel bir heyecan dalgasına yol açtı.Salah’ı karşılamak üzere havaalanına gelen onbinlerce taraftarın sergilediği abartılı tezahüratla birlikte bütün şehri, İnternet mecrasını ve sosyal medya platformlarını esir alan olağanüstü coşku atmosferi, normal ölçüleri aşarak adeta kollektif bir histeriye dönüştü.Salah, taraftarın gözünde, Trabzonspor’un tüm dertlerinin devası, şampiyonluğun yegane teminatı olacak bir kurtarıcı mertebesine oturtuldu. Bu bağlamda Salah, artık takımın oyun performansını bir anda zirveye taşıyacak, taktik zaaflarını tek başına örtecek, rakipleri sahada silindir gibi ezip geçecek ve şehre tek başına kupalar getirecek efsanevi bir kahraman mertebesinde görülüyor.Sosyal medyada ve basında buna dair yapılan “Artık şampiyonluğun garantisi geldi,” “Ligi tek başına domine eder” şeklindeki değerlendirme ve yorumlar; rasyonel futbol aklının, yerini tamamen irrasyonel bir beklenti dalgasına bıraktığının açık bir işareti…Objektif bir gözle bakacak olursak Salah’ın kulübe katılmasına, bir yıldız futbolcu transferinin çok ötesinde, bir “süper kahramanın” gelişi türünden olağanüstü bir misyon yüklenmesini ve görülmedik bir önem atfedilmesini, ancak bir akıl tutulması olarak değerlendirmek gerekir…