Bangura’yı dinlerken…
Musa Bangura, ünlü bir papaz ve misyoner iken gördüğü bir rüya vesilesi ile Rahman’ın hakikat davetine icabet eden Sierra Leoneli...
Musa Bangura, ünlü bir papaz ve misyoner iken gördüğü bir rüya vesilesi ile Rahman’ın hakikat davetine icabet eden Sierra Leoneli...
İnsanoğlunun en büyük imtihanlarından biri, sıkıştığı zaman kimin kapısını çalacağıdır. Darda kaldığında kime yalvaracak, çaresiz kaldığında kimden medet umacak, günahlarının...
Dünya eski defterini kapatıyor. Liberal düzenin parlak cümleleri yorgun düştü…
Dut ağacının altında kahvaltı, yalnızca bir öğün değildir; sabahın kalbinde kurulan küçük bir tören, iki insanın dünyayı bir süreliğine unutma...
Ezgiye uygun ses, tene uygun renk, sahneye uygun dekor, mekâna uygun eşya, sofraya uygun sunum, sokağa uygun mimari… Hemen hepsinde...
Yani “gaflet”. Kulun, kendisini yoktan var eden Rabbini unutması…
Bu Kurban Bayramı’nda bir ayet kalbime her zamankinden farklı dokundu. “İşte o günleri biz insanlar arasında döndürür dururuz…” Yıllardır okuduğumuz...
27 Mayıs… Takvimlerde sıradan bir tarih gibi görünür. Ama bu millet için o gün; sadece bir darbenin değil, bir milletin...
İnsan bazen dünyadaki zulmü, ihaneti, haksızlığı ve vicdansızlığı görünce şaşkına dönüyor. Mazlumların çığlığı göğe yükselirken zalimlerin alkışlandığı bir çağda yaşıyoruz…