Menü

Milli Savunma Bakanı Güler, Rütbe Terfi Töreni’nde konuştu:

29 Ağustos 2026, 08:10 10 dk 42
– “Terörle mücadelede ulaştığımız başarılı seviye, yaklaşık kırk yıldır büyük fedakarlıklarla sürdürülen çok boyutlu faaliyetlerimizin ve özellikle son yıllarda sahada elde ettiğimiz tarihi başarıların bir sonucudur”
– “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen Terörsüz Türkiye süreci de işte bu mücadeleyle elde edilen güvenlik kazanımlarımızı kalıcı hale getirmeyi, terörü bir daha geri dönmemek üzere ülkemizin ve milletimizin gündeminden tamamıyla çıkarmayı amaçlamaktadır”
– “Terörsüz Türkiye sürecinin başarısı açısından Suriye’deki gelişmeleri de uzun vadeli bölgesel güvenlik mimarisi perspektifiyle ele almakta ve Suriye’nin birlik ve bütünlüğünü çok önemli görmekteyiz”

ANKARA (AA) – Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, “Terörle mücadelede ulaştığımız başarılı seviye, yaklaşık kırk yıldır büyük fedakarlıklarla sürdürülen çok boyutlu faaliyetlerimizin ve özellikle son yıllarda sahada elde ettiğimiz tarihi başarıların bir sonucudur.” dedi.

Milli Savunma Bakanlığının (MSB) NSosyal hesabından yapılan paylaşıma göre, Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) bir üst rütbeye terfi eden personel için Milli Savunma Bakanlığında tören düzenlendi.

Törene, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, kuvvet komutanları, bakan yardımcıları ve rütbe alan personel ile aileleri katıldı.

Bakan Güler, törende yaptığı konuşmada, bir üst rütbeye terfi eden silah ve mesai arkadaşlarını tebrik ederek yeni rütbelerinin kendilerine, ailelerine ve TSK’ya hayırlı ve uğurlu olmasını diledi.

Güler, aynı zamanda 30 Ağustos Zaferi’nin 104. yıl dönümü ile Türk Silahlı Kuvvetleri Günü’nü de kutlamanın haklı gurur ve mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.

“Zaferler ayı” olarak tanımladıkları ağustos ayının önemine işaret eden Güler, “Asil milletimizin bağrından çıkan kahraman ordumuz, bu ayda Malazgirt’ten Mercidabık’a, Mohaç’tan Başkomutanlık Meydan Muharebesi’ne kadar elde ettiği destansı zaferlerle tarihe damga vurmuştur. Bu zaferlerin son halkası Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde elde edilen ve Büyük Taarruz’un neticesinin alındığı 30 Ağustos zaferidir. Aziz Atatürk ve silah arkadaşları bu büyük ve fedakarca mücadeleleriyle Cumhuriyet’imizin kuruluşuna giden yolu açarlarken onlardan ilham alan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de Cumhuriyet’imizin ikinci yüzyılında ülkemizin güvenliği ve milletimizin huzuru için büyük bir özveriyle görev yapmaktadır.” diye konuştu.

Güler, “Bu tarihi mirasın bugünkü temsilcilerinden olan siz kıymetli silah arkadaşlarımın aldığı yeni terfi ve rütbeler de ortaya koyduğunuz emeğin ve başarının birer gurur nişanesidir. Aynı zamanda sorumluluk bilincinin, fedakarlığın, ülkeye ve millete adanmışlığın bir sembolüdür. Sizlere tevdi edilen her yeni görev ise şahsi bir onur ve yükümlülük olmasının yanı sıra devletimizin ve asil milletimizin sizlere duyduğu güvenin bir göstergesidir.” ifadelerini kullandı.

– “Terörsüz Türkiye yolunda tarihi bir eşik daha aşılmıştır”

Küresel ölçekte güvenlik ortamının giderek daha karmaşık ve öngörülemez olduğu, kritik bir dönemden geçildiğine işaret eden Güler, başta yakın coğrafya olmak üzere muhtelif bölgelerde yaşanan çatışma ve krizlerin, güvenlik ortamını her zamankinden daha karmaşık bir hale getirdiğini vurguladı.

Güler, böylesine hassas bir ortamda TSK’nın sınırların güvenliğinin sağlanmasından terörle mücadeleye, Mavi ve Gök Vatan’daki hak ve menfaatlerin korunmasından, barış ve istikrara sunduğu katkılara kadar çok geniş bir alanda büyük bir başarıyla vazifelerini icra ettiğine dikkati çekerek şunları kaydetti:

“Bu çerçevede terörle mücadelede ulaştığımız başarılı seviye, yaklaşık kırk yıldır büyük fedakarlıklarla sürdürülen çok boyutlu faaliyetlerimizin ve özellikle son yıllarda sahada elde ettiğimiz tarihi başarıların bir sonucudur. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen Terörsüz Türkiye süreci de işte bu mücadeleyle elde edilen güvenlik kazanımlarımızı kalıcı hale getirmeyi, terörü bir daha geri dönmemek üzere ülkemizin ve milletimizin gündeminden tamamıyla çıkarmayı amaçlamaktadır. Bu süreç aynı zamanda şehirlerimizin kalkınmasına, vatandaşlarımızın refahının artmasına ve kaynaklarımızın çok daha verimli kullanılmasına önemli katkılar sağlayacaktır.”

Güler, içeride birlik ve beraberliğini tahkim eden, huzur ve güven ortamını kalıcı hale getiren bir Türkiye’nin, uluslararası alandaki gücünü ve etkinliğini daha da ileriye taşıyacak barış ve istikrara çok daha güçlü katkılar sunacağını belirterek “Bu doğrultuda Gazi Meclisimizin büyük bir çoğunlukla kabul ettiği Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’la, Terörsüz Türkiye yolunda tarihi bir eşik daha aşılmıştır. Kanun kapsamında oluşturulan Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu ilk toplantısını gerçekleştirerek çalışmalarına başlamış, sürece dahil olan tüm kurumlarımızın tam bir koordinasyon ve eşgüdüm içerisinde yürüteceği faaliyetlere ilişkin esasları belirlemiştir. Bakanlık olarak biz de ilgili kurumlarımızla yakın koordinasyon içerisinde üzerimize düşen görevleri büyük bir hassasiyetle yerine getirmeye, sürecin her aşamasını titizlikle takip etmeye devam edeceğiz.” değerlendirmesini yaptı.

“Öte yandan Terörsüz Türkiye sürecinin başarısı açısından Suriye’deki gelişmeleri de uzun vadeli bölgesel güvenlik mimarisi perspektifiyle ele almakta ve Suriye’nin birlik ve bütünlüğünü çok önemli görmekteyiz.” diyen Güler, şunları kaydetti:

“Nitekim gelinen aşamada Suriye’de terör örgütü SDG-YPG, sözde özerk yönetimi ile buna bağlı askeri ve sivil yapılarını feshettiğini ve unsurlarının Suriye ordusuna entegrasyon sürecinin tamamlandığını açıklamıştır. Bu gelişmeyi Suriye’nin toprak bütünlüğünün, iç huzurunun ve siyasi birliğinin güçlendirilmesi terör örgütlerinin silahlı yapılar olarak varlıklarının sona erdirilmesi ve Terörsüz Türkiye hedefimizin bölgesel güvenlik boyutu açısından önemli bir aşama olarak değerlendiriyoruz.”

– “Mekke Anlaşması, tarihi bir adım niteliğinde”

Bakan Güler, küresel güvenlik mimarisinin temellerinin sarsıldığı, belirsizliklerin giderek arttığı bu ortamda benimsedikleri çok yönlü politikalar ve üstlendikleri çözüm odaklı inisiyatifler sayesinde Türkiye’nin, uluslararası güvenlik mimarisinin vazgeçilmez aktörlerinden biri haline geldiğini vurguladı.

Son dönemde başta NATO Ankara Zirvesi olmak üzere, pek çok uluslararası zirve ve diplomatik forum ile dünyanın önde gelen savunma sanayisi organizasyonlarına ev sahipliği yapmanın Türkiye’ye duyulan güven ve artan uluslararası etkinin açık göstergeleri olduğuna işaret eden Güler, şöyle devam etti:

“Esasen bölgesel ve küresel sorunların çözümünde ortaya koyduğumuz etkin ve yapıcı diplomasi, çatışmaların sona erdirilmesi ve kalıcı barışın tesisi için üstlendiğimiz kolaylaştırıcı roller, Türkiye’nin süreçlere yön veren bir ülke olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Bu güçlü konumumuzun en son ve somut örneklerinden biri de Mekke’de imzaladığımız Ortak Savunma Anlaşması olmuştur. Birbirinden kritik imkan ve kabiliyetlere sahip kolektif caydırıcılığı esas alan üç dost ülkenin ortaya koyduğu bu güçlü irade, köklü kardeşlik bağlarımızı ve karşılıklı güven anlayışımızı stratejik bir zeminde tahkim eden tarihi bir adım niteliğindedir. Bu anlaşmanın ortak güvenliğimizin güçlendirilmesinin yanı sıra savunma ve güvenlik işbirliğimizi daha da ileriye taşıyacağına, bölgesel ve küresel barış ve istikrarın sürdürülmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Tüm bu gelişmeler ülkemizin sahip olduğu stratejik ağırlığın, dost ve müttefikleri nezdindeki güvenilir konumunun ve uluslararası meselelerin çözümünde üstlendiği etkin rolün en somut yansımalarıdır. Ülkemizin ulaştığı bu gurur verici seviyede kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizin sizler gibi seçkin, disiplinli, fedakar personeli başlıca rol oynamaktadır.”

– “Türkiye’yi daha güçlü yarınlara taşımak için çalışmaya devam edeceğiz”

Bakan Güler, Türkiye’nin bu konumunun sürdürülebilmesi ve daha üst noktalara taşınabilmesi için ordunun her türlü tehdit ve riske karşı daima hazırlıklı olması, aynı zamanda insan kaynağının niteliğinin ve teknolojik kapasitenin de sürekli geliştirilmesi gerektiğine işaret etti.

Bunun için her kademedeki personelin ortaya koyacağı üstün gayretlerin ve kendini sürekli geliştirme iradesinin, ordunun etkin ve güçlü konumunun daha ileri seviyelere taşınması bakımından belirleyici bir öneme sahip olduğuna dikkati çeken Güler, şunları kaydetti:

“Başta Bakanlığımız olmak üzere Genelkurmay ve kuvvet karargahlarımızın her kademede yürüttüğü planlama, analiz ve karar destek faaliyetleri bu noktada hayati önem taşımaktadır. Dolayısıyla sizlerden beklentimiz, sahip olduğunuz bilgi ve tecrübeyi sürekli geliştirmeniz, hadiseleri bugünün ve geleceğin muhtemel risk ve fırsatlarını da hesaba katan geniş bir perspektifle değerlendirmeniz ve sorumluluk alanınızda ürettiğiniz her çalışmaya, stratejik bir bakış açısı kazandırmanızdır.

Bugün bir kez daha zaferlerini büyük bir övünç ve gururla andığımız atalarımızdan aldığımız ilhamla ordumuzun etkinlik ve caydırıcılığını artırmak ve Türkiye’yi her alanda daha güçlü yarınlara taşımak için aynı azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Kahraman ordumuz dün olduğu gibi bugün ve yarın da ülkemizin güvenliğinin, milletimizin huzurunun ve bölgemizde tesis etmek istediğimiz barış ve istikrar ortamının en güçlü güvencelerinden biri olmaya devam edecektir.”

Güler, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitleri, kahraman gazileri ve devlet büyüklerini rahmet ve minnetle yad ederek, terfi alan silah arkadaşlarına yeni görevlerinde başarı diledi.

30 Ağustos itibarıyla hizmet süresini tamamlayarak emekli olan silah arkadaşlarına da teşekkür eden Güler, bundan sonraki hayatlarında başarı dileklerinde bulundu.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu da her terfinin milletin emanet ettiği kutsal değerlerin daha büyük bir sorumlulukla taşınması demek olduğunu belirterek, üst rütbeye terfi eden personeli tebrik etti.

Bir üst rütbeye terfi eden personelin rütbe işaretleri, Bakan Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Bayraktaroğlu, kuvvet komutanları ve bakan yardımcıları tarafından verildi.

Düşüncelerinizi Paylaşın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.