“Ne olur beni affet!”
Evliyânın büyüklerinden, seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin torunlarından Cezîrî hazretleri vardı. Bir gün Kahire’ye geldi…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Evliyânın büyüklerinden, seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin torunlarından Cezîrî hazretleri vardı. Bir gün Kahire’ye geldi…
Bir gün Gavs-ül âzam Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri, pek fazla susamıştı. Ama içecek “su” yoktu…
Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerini, bir ramazan gününde yetmiş kişi iftâra çağırdılar. Büyük velî, her birine; “İnşallah gelirim” buyurdu…
Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri bir gün talebeleriyle sohbet ediyordu ki, gencin birinin abdest tâzelemesi icâp etti. Ancak çıkmak hayli zordu…
Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri zamânında bir kadın, yanına küçük oğlunu aldı. Bu zâtın dergâhına vardı…
Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerini bir kimse ansızın görse, elinde olmadan dehşete kapılırdı! Bir talebesi anlatıyor: Hocama, kırk sene, devâmlı hizmet ettim…
Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri zamânında Bağdat’ta bir tâun (veba) hastalığı yayılmıştı. Çok üzülüyorlardı…
Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri, bir gün bir yerden geçerken iki kimseyi gördü. Münâkaşa ediyorlardı…
Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri zamânında, Bağdat’ta bir kadın vardı. Bu büyük zâtı çok seviyor, darda kaldığı vekit ondan “imdât” istiyordu…