Sofradaki sessiz zehir
Bu bereketli topraklarda dürüstçe üreten milyonlarca insan var. Ancak bu bereket hilekarların, spekülatörlerin ve vicdansız insanların ellerinde heba edilmeyecek kadar kutsal…
Bu bereketli topraklarda dürüstçe üreten milyonlarca insan var. Ancak bu bereket hilekarların, spekülatörlerin ve vicdansız insanların ellerinde heba edilmeyecek kadar kutsal…
İklim krizinden enerji maliyetlerine, jeopolitik gerilimlerden ihracat kısıtlamalarına kadar birçok cepheden beslenen gıda enflasyonu, artık geçici bir fiyat şoku olmaktan çıkıp küresel ekonominin yapısal sorunlarından birine dönüşüyor. Merkez bankalarının faiz politikaları tarladaki maliyet baskısını söndüremezken, gıda güvenliği dünya ekonomisinin yeni stratejik sınavı haline geliyor…
Emtia milliyetçiliği, kriz anında sihirli bir koruma kalkanı gibi görünse de, aslında küresel gıda sistemini kemiren içten çökertici bir virüstür. Sınırları kapatmak, tarladaki yangını söndürmez; aksine içerideki ateşi harlarken dışarıdaki dünyayı açlığa mahkum eder…
Küresel koridorlardan yükselen sesler bize dünya tarımının yapısal bir deprem yaşadığını açıkça gösteriyor. Art arda alarm zilleri çalarken; meselenin artık sadece tarladaki mahsulü kaldırmak olmadığı, asıl meselenin geleceğin küresel güvenliğini kurmak olduğunun anlaşılması gerekiyor…
Dünya çapında bir gastronomi gücü haline gelmek, sadece ürünün kalitesiyle değil, bu kaliteyi evrensel bir dille pazarlayabilme becerimizle doğru orantılıdır. Küresel tüketicinin vicdanına ve estetik algısına hitap eden güçlü bir Türkiye gastronomi kimliği inşa etmeliyiz…
Bu yaz Türkiye için soru “Kaç turist gelecek” değil. Asıl soru şu: Gelen milyonları, toprağa, suya ve üreticiye zarar vermeden, güvenilir biçimde nasıl besleyeceğiz…
Bugün Avrupa pazarlarında rekabet sadece fiyat üzerinden yapılmıyor. Alıcılar artık ürünün hangi bahçede yetiştirildiğini, hangi uygulamaların yapıldığını, su kullanımının nasıl yönetildiğini ve sosyal sürdürülebilirlik kriterlerinin yerine getirilip getirilmediğini de sorguluyor…
Hürmüz’den Malakka’ya, İstanbul’dan Arktik’e uzanan yeni küresel satranç tahtasında güç dengeleri yeniden kuruluyor. 21’inci yüzyılın en büyük jeopolitik mücadelesi aslında karalarda değil, deniz geçitlerinde yaşanıyor…
Fermentasyon ve hücre kültürü kaynaklı bileşenler Tüketiciler artık tabağındakiler hakkında daha az gizem, daha fazla anlam talep etmektedir. Bu durum, restoranları ve gıda üreticilerini şu değişimlere zorlamaktadır: Artık geleneksel atıştırmalık devler bile artık fonksiyonel gıdalar pazarını en önemli büyüme motoru olarak görmektedir…