Arkadaşlığın sessiz sözleşmesi
Hayatta herkes bir yola çıkar ama herkes aynı şekilde yürümez. Kimi yalnızlığı seçer, kimi kalabalıkların içinde kaybolur, kimi de yanına bir yol arkadaşı alır…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Hayatta herkes bir yola çıkar ama herkes aynı şekilde yürümez. Kimi yalnızlığı seçer, kimi kalabalıkların içinde kaybolur, kimi de yanına bir yol arkadaşı alır…
Bir şehir düşünün… Sabahları fırınlardan yükselen sıcak ekmek kokusuna, denizin iyotlu rüzgârı karışıyor. Dar sokaklarında Türkçe, Rumca ve Balkan dilleri birbirine yaslanıyor; minarelerin gölgesi, kilise çanlarının sesiyle aynı semada buluşuyor…
2017 yazında Kudüs’e ayak bastığımız o günleri ne zaman hatırlasam, içimde aynı sızı… Daha havalimanından çıkarken hissetmiştik aslında; bu şehir başka bir şehirdi. Taşları yorgun, sokakları mahzun, gökyüzü bile ağırdı Kudüs’ün…
“Bundan böyle dergâhta, bargâhta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmaya…” Takvim yapraklarının arasından süzülüp gelen bu cümle, sıradan bir emir değil; bir milletin hafızasına ve istikbaline nakşedilmiş haysiyetli bir mühürdür. 13 Mayıs 1277 sabahı Karamanoğlu Mehmet Bey’in iradesiyle yankılanan bu ferman, yalnızca bir dil tercihi değil; bozkırın evlatlarının kendi öz değerleriyle cihana meydan okuyuşudur…
Kalemi elime her aldığımda, artık yalnızca cümle kurmadığımı hissediyorum; sanki görünmeyen yaralara dokunuyorum. Bu çağda kelimeler, hiç olmadığı kadar hızlı dolaşıyor…
Ravlu… Bugün Ankara’nın Akyurt ilçesi olarak bildiğimiz bu toprakların eski adı. Ancak bu isim, sadece geçmişte kalmış bir yer adı değil; aynı zamanda derin bir tarihî hafızanın, köklü bir medeniyet anlayışının ve güçlü bir manevî bağın temsilcisidir…
Cemal Süreya “Hayat kısa, kuşlar uçuyor,” demiş. Belki de bu yüzden insan, en çok çocukluğunun dar sokaklarına sığınmak, ilk adımlarının yankısını hâlâ duvarlarında taşıyan o kenti kelimelere emanet etmek ister…
Bazen çocuklara “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” diye sorarız. Minik dudaklar genellikle doktor, polis, mühendis, pilot, öğretmen, diş doktoru, bilgisayar mühendisi, hatta televizyoncu gibi meslekleri söyler…
Hayatımızın büyük kısmı işte geçiyor. Evde geçirilen zamandan, aileyle paylaşılan saatlerden bile daha fazla… Hal böyle olunca, günün telaşına birlikte karıştığımız insanlar sadece “mesai arkadaşı” değil, bir anlamda hayat yolculuğumuzun sessiz eşlikçileri oluyor…