Mutlu pazarlar…
“Sahip oldukların seni mutlu etmeye yetmiyorsa sahip olamadıkların da işe yaramayacaktır.” Erich Fromm***Mutluluğun resmini çiz desen bana, Bir çocuğun yüzünü koyarım önce. Kirlenmemiş bir gülüş iliştiririm, Sabahın en ince yerine…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
“Sahip oldukların seni mutlu etmeye yetmiyorsa sahip olamadıkların da işe yaramayacaktır.” Erich Fromm***Mutluluğun resmini çiz desen bana, Bir çocuğun yüzünü koyarım önce. Kirlenmemiş bir gülüş iliştiririm, Sabahın en ince yerine…
Anne babasının “ne halt yersen ye” sözünü “aha izin verdiler!” olarak algılayan mutlu çocuklardık biz… Ne oldu bizlere? Neyse, ortam stresli hayat zor; biz yine hafiften de olsa bir gülümseyelim… Tam zayıflamaya niyet ettik piknik sezonu açıldı…
Tüm annelerin, anneannelerin, babaannelerin, ninelerin, vicdanını anne olan tüm koca yürekli kadınların ve anne şefkatiyle evlatlarını büyüten babaların Anneler Günü kutlu olsun… Annelerin klişeleri, hafif huysuz ama sevimli. Ve hiç kızmayan yok, nesilden nesile geçişli…
La Fonten kadar olmasak da fabldan mesaj verebiliyoruz… Efem, vakti zamanında bir horoz varmış. Her sabah ezan okuyormuş…
Hepimiz kaybettiğimiz ya da ulaşamadığımız şeyler için zamanı suçlarız. Oysa unutma ki; Zaman konuşacak olsa, hepimiz utanırız…Uğraşma hiç boşuna,Kimseyi memnun edemezsin hayatta…Ne verirsen yürekten…Bulurlar mutlaka, bir eksik, ya da fazla…Değer bilmeyen kim varsa,İşte “O” en değerli bu dünyada…En iyisi mi?Sen kendini yorma…Bırak seni sen olduğun için seven insanlar olsun yanında…***Tıpkı “Dِört Mevsim” gibidir insan.Gülerken yazaSevinirken […]
Birilerinin kalbine iyi gelmeyi öğrenmeli, yük olma işini herkes yapıyor zaten… Tansiyonmuş, şekermiş, kalpmiş, baş ağrısıymış, hâlsizlikmiş! Birçok hastalığın tek sebebi var biliyor musunuz…
Bilmişlik yaptığımda “Alçacık boyu var türlü türlü huyu var nedir bu?..” “Sen!” derdi rahmetli ninem, aklıma geldi bilmeceler birden. Bilmeceler sadece çocuk işi değil…
Zengin bir adam, akşam yemeğinden sonra yürüyüşe çıkar. Şehrin sokaklarında biraz dolaştıktan sonra, iki rekât namaz kılmak için bir mescide girer… Namazını kılarken, mescidin bir köşesinden gelen hıçkırık sesleri dikkatini çeker…
Neyi nerede aradığımıza dikkat etmek gerek.Ahırda misk kokusu bulunmaz…Zaten olmaz!Hakikat satan, pazarda tezgâh açmaz mirim…Hem hakikat satılmaz, dağıtılır!Ne demiş irfan ehli;”Yalan gürültü çıkarır,hakikat ise daima sessizdir!”*** Unutma, her şeyin müşterisi kendi kalitesine göredir!Hakikatin, gürültüye patırtıya ihtiyacı yoktur.Pazarcı bağırır, sarrafın bağırdığı nerede görülmüş?Ki hakikatin sesi sükûtta gizlidir!Ama onu duyan ‘hakiki sağırlar’ işitemez!***Doğrulardan ayrılıp doğruluktan şaşma!Doğru söyleyeni […]