Sevgi iyileştirir…
Birilerinin kalbine iyi gelmeyi öğrenmeli, yük olma işini herkes yapıyor zaten… Tansiyonmuş, şekermiş, kalpmiş, baş ağrısıymış, hâlsizlikmiş! Birçok hastalığın tek sebebi var biliyor musunuz…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Birilerinin kalbine iyi gelmeyi öğrenmeli, yük olma işini herkes yapıyor zaten… Tansiyonmuş, şekermiş, kalpmiş, baş ağrısıymış, hâlsizlikmiş! Birçok hastalığın tek sebebi var biliyor musunuz…
Bilmişlik yaptığımda “Alçacık boyu var türlü türlü huyu var nedir bu?..” “Sen!” derdi rahmetli ninem, aklıma geldi bilmeceler birden. Bilmeceler sadece çocuk işi değil…
Zengin bir adam, akşam yemeğinden sonra yürüyüşe çıkar. Şehrin sokaklarında biraz dolaştıktan sonra, iki rekât namaz kılmak için bir mescide girer… Namazını kılarken, mescidin bir köşesinden gelen hıçkırık sesleri dikkatini çeker…
Neyi nerede aradığımıza dikkat etmek gerek.Ahırda misk kokusu bulunmaz…Zaten olmaz!Hakikat satan, pazarda tezgâh açmaz mirim…Hem hakikat satılmaz, dağıtılır!Ne demiş irfan ehli;”Yalan gürültü çıkarır,hakikat ise daima sessizdir!”*** Unutma, her şeyin müşterisi kendi kalitesine göredir!Hakikatin, gürültüye patırtıya ihtiyacı yoktur.Pazarcı bağırır, sarrafın bağırdığı nerede görülmüş?Ki hakikatin sesi sükûtta gizlidir!Ama onu duyan ‘hakiki sağırlar’ işitemez!***Doğrulardan ayrılıp doğruluktan şaşma!Doğru söyleyeni […]
Kimi uzmanlar yağışlar, doğudan değil batıdan gelir diyor; kimi ‘savaşla uğraşan Körfez ülkeleri yağmur tohumlayamıyor o yüzden normalleşen gökyüzü yağmura kavuştu’ diyor. Her hâlükârda rahmet yağıyor…
Bu dünyanın gürültüsünde;Hırsların, kinlerin acelelerin ortasında;Sessizce,Kimseye zarar vermeden yürüyebilmek ne büyük bir erdem…Gözümüzü yükseklere dikmeden,Ama başımızı da öne eğmeden,Kimsenin hakkını çiğnemeden,Ama kendi onurumuzdan da ödün vermeden… Sakin ama güçlü,Zarif ama kararlı adımlarla geçip gitmek bu hayattan.Ve ardımızda sadece bir tebessüm, belki bir dua bırakmak…İşte asıl güzellik bu…Onurlu hayatı seçenlerin yolu,Bazen sessiz olur.Ama en çok onların […]
Yetişkinler, günde ortalama on beş kez gülümsüyormuş. Bir çocuk ise günde 400 defa. Düşünsenize neler gitmiş hayatımızdan… Mizahı önce kendimi güldürmek için yapıyorum… Ve buyurun küçücük de olsa tebessümü birlikte paylaşalım istiyorum; Sevgili misafirler, annem dolapların üzerini de sildirdi; lütfen gelince oraya da iyice, etraflıca, enikonu bir bakın. Belli bir raddeye gelince ‘tık’ diye kapanmayı […]
İbni Sina, bir hükümdarın aşık olan oğlunun hastalığını, şehir ve mahalle isimleri sayarak nabızdaki değişimleri gözlemleyerek teşhis etmiştir. Bir gün İbni Sina henüz genç bir hekimken, bir hükümdarın sarayına çağrıldı. Hükümdarın oğlu ağır bir hastalığa yakalanmıştı. Günlerdir ne yiyebiliyor ne konuşabiliyordu. Ülkenin en iyi hekimleri gelmiş, fakat hiçbiri derdine çare bulamamıştı.İbni Sina hastanın yanına girdi. […]
Hükümdar, atına binip arazide dolaşırken sıcaktan hararet basmış, boğazı kurumuş. Su ihtiyacını giderecek ve kendisine ferahlık verecek bir şeyler yeme içme ihtiyacı duymuş… Etrafına bakınırken bir nar bahçesi görmüş. Atını o yana doğru sürüp bahçede çalışan delikanlıya selam vererek; “Bana bir nar ikram eder misin?” diye sormuş. Delikanlı; “Hayhay, memnuniyetle” cevabını vermiş… Biraz sonra elinde […]