Bilgi bol muhakeme kıt
Bir yöneticinin önünde hiçbir zaman bugünkü kadar fazla bilgi olmadı. Pazar verileri, müşteri davranışları, rakip analizleri, çalışan göstergeleri, onlarca tablo…
Bir yöneticinin önünde hiçbir zaman bugünkü kadar fazla bilgi olmadı. Pazar verileri, müşteri davranışları, rakip analizleri, çalışan göstergeleri, onlarca tablo…
Bir şirkette işler yolunda giderken kurumsal yönetimin kalitesini anlamak kolay değil. Gelir artıyor, yatırımlar büyüyor, performans göstergeleri hedefleri yakalıyorsa kimse sistemin zayıf noktalarını görmek için fazla uğraşmaz…
Sabah toplantıyla başlıyor. Ardından yanıtlanmayı bekleyen e-postalar, mesajlar, raporlar, sunumlar, onaylar…
İnovasyon merkezleri açılıyor, hackathon’lar düzenleniyor, yapay zekâ komiteleri kuruluyor, çalışanlardan fikir toplanıyor, yüzlerce pilot proje başlatılıyor. Yönetim sunumlarında “dönüşüm” kelimesinin geçmediği sayfa neredeyse kalmadı…
Bir şirketin en tehlikeli anı, sorunların başladığı an olmayabilir. Asıl tehlike, sorunlar başlamışken yönetimin hala her şeyin yolunda olduğuna inanmasıdır…
Şirketler son birkaç yıldır aynı yarışın içinde: Yapay zekayı kim daha hızlı kullanacak? Müşteri hizmetlerinden işe alıma, fiyatlamadan kredi değerlendirmesine, satın almadan pazarlamaya kadar giderek daha fazla karar algoritmaların desteğiyle alınıyor…
İş dünyasında dev holdinglerin ve pazar lideri markaların tepe yöneticilerinin son yıllarda en çok gurur duyduğu, yönetim kurulu sunumlarında en çok alkış alan eylemlerinin başında bürokrasiyi azaltmak geliyor. Ancak kimsenin yüksek sesle konuşamadığı ama içeride çalışanları sessizce felç eden o sarsıcı kurumsal kriz patlıyor: Görünmez kuralların zorbalığı…
İş dünyasında uzun yıllar boyunca tüm stratejiler, tedarik zincirleri ve büyüme planları tek bir kavram üzerine inşa edildi: Küreselleşme. Ancak son yıllarda üst üste yaşanan jeopolitik şoklar, ticaret savaşları ve lojistik koridorlarının adeta birer cepheye dönüşmesi bu illüzyonu paramparça etti…
İş dünyasında liderlerin ve yönetim kurullarının en çok sevdiği ve üzerine uzun strateji toplantıları yaptığı kelimelerin başında hiç şüphesiz “büyüme”, “yatırım” ve “vizyon” geliyor. Geleceğe dair parlak planlar yapmak, yeni pazarları konuşmak yönetim kurulu odalarının enerjisini her zaman yüksek tutar…