26
Mar
2026
Ödünç haritaların sağır uçurumu
Ağır, maundan oyulmuş bir karar masası. Üzerinde, sınırları binlerce kilometre öteden çizilmiş, kırmızı mühürlü bir dosya duruyor. Odanın sessizliğini bozan tek şey, sayfalar çevrildikçe havaya yayılan o keskin barut ve tuz kokusu. Kağıdın üzerindeki harfler, okuyan göze sadece duymak istediği o ninnileri söylüyor: “Halk ayaklanacak, rejim içeriden çökecek…” Şu an, o kağıttan sızan yalanın gölgesinde […]
25
Mar
2026
Yutkunamayan kibrin iki ekmeği
Geniş, loş bir salon. Ortada meşeden oyulmuş devasa bir masa ve masanın üzerine serilmiş, sınırları cetvellerle çizilmiş kıtalar. Karartılmış odanın tek ışığı, haritanın tam ortasına, ele geçirilmek istenen o bereketli topraklara vuruyor. Haritanın etrafında gezinen parmaklar şehirleri yutuyor, nehirleri kurutuyor. Büyük kararlar alınıyor, ağır bedeller ödeniyor. Fakat o devasa masanın etrafındaki gölgelerin kasten sustuğu çok […]
24
Mar
2026
Üç yüz nüshalık sükût
Sert, tavizsiz bir çizginin taşa veya ahşaba kazındığı o ilk anı düşünün. Yuvarlak hatların o uysal rehavetini kökten reddeden, dik açıların o keskin kokusunu odaya yayan bir nizam. Kûfî, kâğıt üzerinde uslu duran, salt estetik bir leke değildir; aksine, tavanı omuzlayan bir sütun, odanın köşesine sinmiş koyu bir gölgedir. Siz sadece bir metin okuduğunuzu zannedersiniz. […]
23
Mar
2026
Yüzde birin ağırlığı doksan dokuzun ayazı
Sabahın kör ayazında, kalorifer peteği nefesini tutar. Binlerce kilometre ötede atılmış bir imzanın isli kokusu odaya dolmaya o an başlar. Soğuyan sadece demir değildir; bir coğrafyanın damarlarında dolaşan enerjinin nabzı usulca yavaşlar. Tahran’dan kesilen gazın faturası, İstanbul’daki bir sabah çayının buğusunu dondurmaya yetecek kadar ağırdır. Uluslararası diplomasinin o ağır ve köşeli kararları, sızacak bir yarık […]
22
Mar
2026
Merakın cüretkar çatlağı
Yirmi ikinci günün gecesi. Kadim Ortadoğu göklerinde ağır mühimmatlar kara bulutları yararak süzülüyor. Bir yanda Natanz’ın derinliklerine inen sığınak delici bombaların sardığı o ağır gümbürtü, diğer yanda Hint Okyanusu’nun ortasındaki Diego Garcia üssünün kıyılarına vuran tuzlu suyun geniz yakan kekremsi kokusu. Barut ve kanın o boğucu ağırlığı, binlerce kilometre ötede, avucumuzda titreşen o ince cam […]
21
Mar
2026
Strateji Olimpiyatları
Menengiç kahvesinin o ağır, topraksı kokusu genzimi yakarken, İstanbul’un henüz ağarmamış göğünde yankılanan sabah ezanlarının tınısı adeta dilimde çözülüyor. Işık yeryüzüne inmeden, odanın bir köşesinde büyüyen gölgeler, asırların yorgunluğunu taşıyor. Uyku, en masum sığınaktır. Biz burada, güvende ve sükûnet içinde bir bayram sabahını karşılarken, Ortadoğu’nun damarlarında barut akıyor. Peki füzeler Ras Laffan’ı yakma tehdidi savururken […]
20
Mar
2026
İnsan insanın kitabıdır
Bu sabah, bayram ziyaretlerinde gözlerimizin daldığı o yorgun ahşap kitaplıkların ve porselen kâselerdeki badem şekerlerinin genze dokunan tanıdık kokusuna, binlerce kilometre öteden havalanan füzelerin kesif barut tadı sızıyor. Ufukta usulca beliren kızıllık sadece güneşin haberi değil; Basra’nın kaynayan sularından göğe tırmanan devasa alevler, yeryüzünün kadim hafızasını yırtarak doğrudan misafir odalarımıza, ikram edilen çayın buğusuna devriliyor. […]
19
Mar
2026
Yeraltında bekleyen ağırbaşlı divan
Okyanusun en derin noktasındaki bir kırılma, yüzeye çıkana dek fırtına koptuğunu hissettirmez. Ancak o devasa kütle karaya vurduğunda, dünyanın en sağlam zannedilen limanları bile aynı acı frekansta titrer; ve o titreşim, kulağa çarpmadan önce kemiklerin içinden geçen kurşuni bir sızı gibi hissedilir. Bugün, küresel ekonominin o aşılmaz sanılan tedarik zincirleri ve yaldızlı refah masalları sağır […]
18
Mar
2026
Kırmızı halının perde arkası
Kızıl bir halının üzerine damlayan ağırbaşlı sessizlik, salonun göğsüne değdiği an dondurucu bir ürperti yayıyordu. Kalabalık; yutkunuşlarını, milyarlarca dolarlık kibrini ve çürümüş vicdanını aynı kravat düğümünün arkasına saklarken, tavandan süzülen altın sarısı ışık ahşap zemini ve koca bir endüstrinin günahlarını usulca yalayıp geçti. O daracık çember, aslında bütün bir yılın, terin, uykusuzluğun ve itiraf edilemeyen […]