Karanlığın emeği
Şu an bu satırları okurken ekranınıza düşen ışık, bir Babil kölesinin bir saatlik emeğine bedeldi. Asırların karanlığını yaran o ilk kandilin fitili tutuştuğunda, aydınlık insan emeğinin en ağır, en bedelli meyvesiydi…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Şu an bu satırları okurken ekranınıza düşen ışık, bir Babil kölesinin bir saatlik emeğine bedeldi. Asırların karanlığını yaran o ilk kandilin fitili tutuştuğunda, aydınlık insan emeğinin en ağır, en bedelli meyvesiydi…
Kuzey Afrika’nın sert rüzgârları, insanın o derin ve dinmek bilmeyen yurtsuzluk sızısını İspanya’nın Ceuta (Sebte) bölgesine doğru savuruyor. Nüfusu seksen bini biraz aşan daracık bir kara parçasına, yalnızca birkaç gün içinde kırk dokuz bin insanın akın etmesi, sadece istatistiksel bir dalgalanma değildir…
Bir tohum toprağın altında çürürken, dışarıdan bakan göze o sadece bir kayıptır. Oysa o çürüme, gövdenin ilk nefesidir…
İnsanoğlu, zamanın sarsıntıları karşısında ikiye ayrılır: rüzgârın yönüne göre savrulanlar ve fırtınayı köklerini derinleştiren bir imtihana dönüştürenler. Yaprak, her esintide başka bir istikamete düşer; kök ise her sarsıntıda toprağa biraz daha bağlanır…
Merak öldüğünde, insanın yüzüne yerleşen o donuk ifadeyi bilirsiniz. Gözler değişmez, kelimeler aynı kalır; fakat içeride, zihni ayakta tutan o görünmez kirişlerden biri sessizce çatırdar…
İskenderpaşa’nın asırlık taş duvarlarına vuran ikindi gölgeleri, avlularda nesillerdir biriken o ağırbaşlı sükûneti usulca taşır yeryüzüne. Parmak uçlarımızı o yosun tutmuş, soğuk taşlara dokundurduğumuzda, asırların nefesini tenimizde hissederiz; havada, yağmur yemiş ahşap pervazların o genzi yakan, kadim ve kekremsi kokusu dağılır…
Yeryüzünün sarsılmaz zannettiğimiz görkemli meşruiyet kaleleri usulca kuma dönüşüyor. Bir park bankında ufka boş gözlerle bakan, aylardır aradığı iş kapısından eli boş dönen gencin omuzlarına çöken ağırlık, yalnızca şahsi bir tükenmişlik hikâyesi değildir…
Siyasetin o şatafatlı salonlarında, sınır ötesi savaşlar ve stratejik ittifaklar daima uzaktan yönetilen, acısız ve kusursuz işleyen birer satranç hamlesi gibi kurgulanır. Kitleler, uzak coğrafyalarda patlayan bombaların kendi konforlu dünyalarına asla dokunmayacağına inandırılsa da, o kalkan çoktan delinmiştir…
Brown Üniversitesi’nde bir ekonomi profesörünün masasına bu yıl tuhaf bir sınav kağıdı yığını düştü. Roberto Serrano, yirmi yıldır verdiği dersi, geçen Aralık kampüste yaşanan ve iki öğrencinin hayatına mal olan silahlı saldırının ardından, öğrencilerinin evinde, tek başına çözebileceği bir sınava dönüştürdü…