15 Temmuz ve Erdem
Bugün 15 Temmuz… Bundan tam on yıl önce Türkiye, yakın tarihinin en karanlık gecelerinden birini yaşadı…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Bugün 15 Temmuz… Bundan tam on yıl önce Türkiye, yakın tarihinin en karanlık gecelerinden birini yaşadı…
Düşünce hayatının en temel ahlâkî ilkelerinden biri tutarlılıktır. Çünkü tutarlılık, yalnızca mantıksal bir zorunluluk değil, aynı zamanda düşüncenin güvenilirliğini ve fikrî dürüstlüğünü ayakta tutan temel erdemlerden biridir…
Bu satırları yazarken Ankara’da NATO Zirvesi henüz başlamamış, liderlerin ortak bildirileri ve kamuoyuna yansıyacak kararlar açıklanmamıştı. Elbette zirvenin ardından bütün dünya gibi biz de sonuç bildirgesini, verilecek mesajları ve alınan kararları dikkatle takip edeceğiz…
Yüzyıllık jeopolitik düzenler bir gecede yıkılmaz. Önce onları ayakta tutan güç dengeleri aşınır, ardından ittifaklar çözülür, son olarak da yeni aktörler ortaya çıkar…
İnsanı bozan makam değildir. Makamın insana tuttuğu sessiz aynadır…
Başlıktaki yazımızın birincisinde ormanların yalnızca ağaçlardan ibaret olmadığını, bir ülkenin ekolojik hafızasını, doğal zenginliğini ve geleceğini temsil ettiğini ifade etmeye çalışmıştık. Ancak meselenin bir başka boyutu daha var: Ormanlarımızı nasıl koruyacağız…
“Orta Doğu” uzun süredir askeri stratejilerin insani maliyetleri gölgelediği karanlık bir tünelden geçiyor. İsrail’in mevcut yönetimi; Gazze’de yürüttüğü katliamlar, Lübnan’ın güneyini işgal etmesi ve genel saldırgan tutumu ile bölgeyi kalıcı bir istikrarsızlığa sürüklüyor…
Süleyman Seyfi Öğün Hoca’mızın, 17 Haziran 2026 tarihli Yeni Şafak’ta yayımlanan “Yavrulamak Üzere Olan NATO’ya Dâir” başlıklı yazısını dikkatle okudum. Süleyman Seyfi Öğün, uzun yıllardır Türkiye’de sadece gündelik siyaseti değil, onun arkasındaki tarihî ve jeopolitik akışları anlamaya çalışan ender entelektüellerden biridir…
Geçen hafta bu köşede, İsrail’in Batı dünyası açısından stratejik bir ortak mı yoksa giderek ağırlaşan bir stratejik külfet mi olduğu sorusunu gündeme taşımıştık. Yazımızda Batı-İsrail ilişkilerinin ortak değerler üzerine değil, ortak çıkarlar üzerine inşa edildiğini ifade etmiştik…