Ağaçlara borcumuz var
Bir coğrafyanın bereketi, en çok ağaçlarının sessizliğinde saklıdır. Çünkü ağaçlar, çoğu zaman fark etmeden içinde yaşadığımız büyük bir nimettir…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Bir coğrafyanın bereketi, en çok ağaçlarının sessizliğinde saklıdır. Çünkü ağaçlar, çoğu zaman fark etmeden içinde yaşadığımız büyük bir nimettir…
İnsanlık tarihi yalnızca savaşların, anlaşmaların ve güç mücadelelerinin tarihi değildir. Aynı zamanda ilişkilerin hangi zemin üzerinde kurulduğunun da tarihidir…
Geçtiğimiz Pazar, The New York Times’ta yayımlanan bir haber dikkatimi çekti. Haber, ilk bakışta New York’ta düzenlenen yıllık “İsrail Günü Geçit Töreni”ni konu alıyordu…
Bu haftaki yazımız Kurban Bayramı’nın manevi iklimiyle aynı zamana denk geldi. Böyle zamanlarda insan, takvimin sıradan akışına değil, zamanın kendi içinde taşıdığı derin anlamlara kulak kesiliyor…
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında gerçekleşen son görüşme, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Görüşmede ticaret savaşları, teknoloji rekabeti, enerji güvenliği, Tayvan meselesi, küresel tedarik zincirleri ve bölgesel krizler gibi kritik başlıkların ele alındığı belirtildi…
Son yıllarda Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler, modern uluslararası siyasetin en temel sorularından birini yeniden gündeme taşımaktadır: Askerî üstünlük, gerçekten kalıcı bir siyasal düzen kurabilir mi? Özellikle Trump’ın ikinci başkanlık döneminde hız kazanan Amerikan-İsrail saldırıları, bu soruya daha yakıcı biçimde cevap aramaya zorlamaktadır…
Ortadoğu’da süregelen çatışmalar, yalnızca cephe hatlarında değil, hukuk ve vicdan alanında da derin yarılmalar oluşturmaya devam ediyor. İsrail’in Lübnan’na yönelik saldırılarının yarattığı yıkım, bu yarılmanın en somut örneklerinden biridir…
Güç dengelerinin dili çoğu zaman soğuktur. Genelde haritalar, tonajlar ve menziller üzerinden konuşulur…
“Savaşın efendileri; yok etmenin yalnızca bir an sürdüğünü, oysa yeniden inşa etmeye çoğu zaman bir ömrün bile yetmediğini bilmiyormuş gibi davranırlar. Milyarlarca doların öldürmeye ve yıkıma harcandığına, buna karşılık iyileşme, eğitim ve onarım için gereken kaynakların ise hiçbir yerde bulunamadığı gerçeğine göz yumarlar.” Katolik klisesinin başı 14…