ENVER PAŞA: NASIL BİR ÖRNEK?
Enver Paşa, 4 Ağustos 1922’de bugünkü Tacikistan sınırları içerisinde, Belcivan yakınlarında Sovyet kuvvetleriyle girdiği çatışmada hayatını kaybetti. Allah rahmet eylesin…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Enver Paşa, 4 Ağustos 1922’de bugünkü Tacikistan sınırları içerisinde, Belcivan yakınlarında Sovyet kuvvetleriyle girdiği çatışmada hayatını kaybetti. Allah rahmet eylesin…
Nisâ Suresi 135. Ayet Işığında Hukuk, Vicdan ve Hakkaniyet Toplumları ayakta tutan asıl güç, yalnızca kanunların varlığı değil, o kanunların ruhuna hâkim olan adalet anlayışıdır…
Fon krizi bize çok önemli ve belki de meselenin ekonomik boyutundan daha ağır bir gerçeği gösterdi: Türkiye’nin önünde yalnızca ekonomik, hukuki veya siyasal bir sorun yoktur. Eğer bu ve benzeri krizler doğru yönetilmezse, bütün bunların üzerinde büyüyen devasa bir toplumsal psikoloji sorunu ile karşı karşıya kalabiliriz…
Türkiye sıradan günlerden geçmiyor. Dışarıda savaşlar, bölgesel hesaplaşmalar, ekonomik mücadeleler, Türkiye’yi çevreleyen jeopolitik tehditler… İçeride hayat pahalılığı, ekonomik sıkıntılar, terörle mücadele, siyasi gerilimler ve toplumsal beklentiler… Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bütün bu ateş çemberinin ortasında, içeride ve dışarıda hassas dengeleri gözeterek devletin ve milletin yükünü omuzlamaya çalışırken; siyasette, bürokraside veya devlet çevresinde bulunan bazı […]
Buna artık sadece “borsa manipülasyonu” deyip geçemeyiz. İddialar doğruysa karşımızda birkaç spekülatörün üç-beş hissede yaptığı al-sat değil; sığ hisseler, fonlar, portföy yöneticileri, finansörler ve varsa içeriden destek veren kamu görevlileri üzerinden işletilen organize bir çark vardır…
Ben artık meseleye sadece “fon battı, yatırımcı mağdur oldu” diye bakmıyorum. Ortada 455 binden fazla yatırımcının bulunduğu devasa bir yapı var…
Borsada yaşananların artık sıradan bir yatırım zararı, yanlış fon tercihi veya birkaç hissenin spekülatif yükselişi olmadığı açıktır. Ortada çok büyük ve organize bir sistem vardır…
Bugünlerde sokakta, otobüste ya da televizyon ekranlarında kime baksam benzer bir yorgunluk görüyorum. Herkes amansız bir koşuşturmanın, “en önde olma” yarışının içinde…
Sultan II. Abdülhamid Han büyük bir hükümdardır…