2028’E GİDERKEN: TÜRKİYE’Yİ YENİDEN KURMAK
Bir ülkenin ekonomik başarısını yalnızca millî gelir rakamlarıyla ölçmek eksik bir değerlendirmedir. Ekonomi büyüyebilir, kişi başına düşen millî gelir yükselebilir, büyük yatırımlar yapılabilir…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Bir ülkenin ekonomik başarısını yalnızca millî gelir rakamlarıyla ölçmek eksik bir değerlendirmedir. Ekonomi büyüyebilir, kişi başına düşen millî gelir yükselebilir, büyük yatırımlar yapılabilir…
Bildiğimiz bütün fay hatları harekete geçmiş durumda. İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan uluslararası sistem çatırdıyor; güç merkezleri yer değiştiriyor, eski ittifaklar sorgulanıyor, yeni ittifaklar kuruluyor…
Bence Türkiye’nin bugün en büyük sorunlarından biri, bir “diktatörünün” olmamasıdır. Bu cümleyi bilerek kuruyorum…
İslam düşünce tarihinin en parlak zihinlerinden biri olan İmam Matüridî, çağları aşan bir hakikatin altını çizerek aklı; Allah’ı idrak etmenin, iyiyi kötüden, güzeli çirkinden ayırmanın yegâne meşalesi olarak tanımlamıştı. Ona göre akıl, pasif bir organ değil; hakkı batıldan ayıran ilahi bir pusulaydı…
Bir milleti tarih sahnesinde güçlü ve ayakta tutan en temel unsur, kökleri ile geleceği arasında kurduğu sarsılmaz bağdır. Anadolu topraklarında yükselen son kalemiz, göz bebeğimiz Türkiye Cumhuriyeti; gökten zembille inmiş müstakil bir yapı değil, binlerce yıllık kutlu yolculuğumuzun en nadide, en olgun halkasıdır…
Eskiden çok söylenen bir söz vardı: “Borç yiğidin kamçısıdır.” Bu söz, borcu öven bir söz değildi. Borçlanmayı teşvik de etmiyordu…
Biz hukukçular bir metni değerlendirirken yalnızca lafzına bakmayız. Lafız elbette önemlidir; fakat hükmün maksadını, sistem içindeki yerini ve korumak istediği değeri de araştırırız…
Devlet Bahçeli, adıyla dahi “devleti bir bahçe gibi koruma” fikrini çağrıştırıyor. Fakat bu çağrışımın asıl anlamı, kelimelerin oluşturduğu hoş bir tesadüften çok, onun siyaset anlayışında devlete yüklediği merkezi rolde belirginleşiyor…
Türkiye, yarım asra yaklaşan terör meselesinde tarihi bir eşiği geçti. Bu eşiğin açılmasında iki siyasi iradenin hakkını teslim etmek gerekir: Devlet Bahçeli ve Recep Tayyip Erdoğan…