28
Haz
2026
Madalyonun diğer yüzü: Washington’da İsrail tiyatrosu
Bir önceki yazımızda, Amerikan sağının ve o meşhur Evanjelik kitlenin, İsrail’i nasıl bir “kıyamet figüranı” olarak kendi ajandalarına alet ettiğini, küresel sermayenin de bu dinsel dogmayı nasıl bir koçbaşı gibi kullandığını anlatmıştık. Ancak madalyonun bir de diğer yüzü var…
26
Haz
2026
Kıyametin Figüranları ve Küresel Sermayenin Kusursuz İllüzyonu
Tarih, bazen en keskin virajlarını ironinin ve paradoksun tam ortasında alır. Yüzyıllar boyunca Hristiyan dünyasında “İsa’yı çarmıha geren kavim” olarak görülen, engizisyonlardan pogromlara kadar her türlü zulme maruz bırakılan Yahudiler, nasıl oldu da bugün Amerikan sağının ve Evanjeliklerin “göz bebeği” haline geldi…
25
Haz
2026
24
Haz
2026
Masumiyet Karinesi Bir Zırh mıdır, Bir Güvence mi?
Hukuk devleti ve adalet üzerine konuşurken, kavramların sınırlarını doğru çizmek hayati bir önem taşır. Toplumsal hafızamızda ve günlük tartışmalarımızda en çok hırpalanan, aynı zamanda en çok kafa karışıklığı yaratan kavramların başında hiç şüphesiz masumiyet karinesi geliyor…
22
Haz
2026
22
Haz
2026
Avrupa’nın geç gelen itirafı: Türkiye’nin kurtuluş reçetesi
Alman milletvekili Tomasz Froelich’in şu sözleri aslında son yılların en önemli siyasi tespitlerinden biridir: “Türkiye’nin artık Avrupa Birliği’ne ihtiyacı yok. Bunun sorumlusu da Avrupa.” Ve ardından gelen ikinci cümle: “Türkiye’nin sizin ahlak derslerinize ihtiyacı yok.” Bazı sözler vardır; uzun analizlerin, kalın raporların ve yıllarca süren tartışmaların özeti gibidir…
19
Haz
2026
Coğrafya Kaderdir, Peki Ya Bu Körlük Kimin Kaderi?
İçeride ne yaşanırsa yaşansın, dış politikada ve küresel jeopolitikte oyunun kurallarını değiştiren hamleler yapıldığında gözler tek bir noktaya çevrilir: Ulusal Çıkarlar. Geçtiğimiz günlerde Türkiye ile Suudi Arabistan arasında imzalanan tarihi demiryolu anlaşması, tam da böyle bir kırılma noktası…
17
Haz
2026
MODERNLEŞME Mİ, KÖKLERİNDEN UTANMAK MI?
Zaman zaman bazı kişiler çıkıp büyük bir keşif yapmış gibi, “İslam eskimiştir”, “Dine artık gerek kalmamıştır”, “Cennet, cehennem, melek, zebani gibi kavramlara kim inanır?” diyebiliyor. Bu sözler ilk bakışta cesur bir fikir beyanı gibi sunulsa da, biraz yakından bakıldığında çoğu zaman derin bir felsefi sorgulamadan değil, kültürel yabancılaşmadan beslendiği görülüyor…
15
Haz
2026
Sanat Maskeli Siyaset: Çürümenin ve İrtifa Kaybının Resmi
Toplumların aydınlanma öncüsü olması beklenen sanat camiasının bir kısmı, ne yazık ki bu topraklarda uzunca bir süre “belli bir zihniyetin” algı operasyonlarında aparat olarak görev yaptı. Doğrudan küresel şer odaklarının (Epstein ve türevleri gibi) uzantısı olmasalar bile, o odakların parlatma, cilalama ve paketleme yöntemleriyle bu topluma “büyük sanatçı”, “aydın” diye yutturulan bir ‘sanat-sepet’ takımımız var, […]