07
Nis
2026
Tarkovski’nin gösterdikleri*
Sinema bir gösterme sanatıdır ve günlükler sanatçının arka odasına götürür bizi. Her ne kadar günlük bir edebi tür olarak Avrupa’yı işaret etse bile Rus sanatçıların günlüğü Doğu ile Batı arasında gidip gelir duygu ve tutum bakımından…
04
Nis
2026
Nisan kapısı…
Her ayın bir kapısı var aslında. Bir giriş bir de çıkışta. Girişten adım atmamak mümkün olmadığı gibi çıkıştan da geri dönüşü yok bu kapıların. Her ay, her yıl, durmaksızın açılıp kapanırlar. Daha doğrusu hiç kapanmazlar. Biter bitmez başka bir ayın kapısına açılırlar. Dileyen kendisine göre bir renk verebilir hatta bir ses yükleyebilir. Şubat’ın kapısı mesela […]
31
Mar
2026
Hangisi?
Saymaya başladığımız zaman açığa çıkıyor dengesizlik. İki kulağı, iki gözü, iki burun deliğini, iki kaşı, iki eli, iki dudağı, beşer parmağı saymak türünden bir şey değil bu. Dilimizde ‘çoğu zarar azı karar’ diye bir deyim var. Ne çokluğun ne de azlığın sayılabilir yanına değil asıl dengesine vurgu yaptığı için önemli bir söz. İster evrim diyelim […]
28
Mar
2026
Estetik zaman ya da vakit çiçekleri
Zamanın ne çetin bir mesele olduğu öteden beri kabul edilir. İster felsefe konu edinsin onu isterse sanat sonuç değişmez. O ne tarafından tutsanız kayan hangi yönden baksanız şekil değiştiren adeta bir sonsuzluk dalgasıdır. Fakat ne vakittir hayatın duraklarını ölçme ihtiyacı doğmuştur işte o an saat denilen mucizevi mekanizma hayatın merkezine oturmuş sonra da kalp olup […]
24
Mar
2026
Sadece bizim olan günler ve saatler…
Toprak bölüşüldü. Dağlar, nehirler, denizler ve gökyüzü de bölüşüldü. Daha doğrusu güçlü olan görülür görünmez çitler çevirdi her birinin etrafında. Ondan izinsiz yol almak hayal kurup hayat çatmak neredeyse imkansız. Öylesine çok hammaddeye, insan gücüne, suya, madene ihtiyacı var ki bu iştahı hiç dinmeyen canavarın, durmaksızın üretip satması gerekiyor. Kimin evinde bir çift yumurta varsa […]
21
Mar
2026
Tam bayramın içinde, bayramın tam dışında!..
Tekrar ve tekrar yazalım, bıkmadan usanmadan, döne döne, bile bile durmadan söyleyelim. Konuşalım ki başkalarının gözüne değil içimize otursun o cümle. Bu utanç, bu zillet, bu uğraş, bu facia kulağımızda küpe olsun isteyelim. ‘İran’da bir seferde YÜZ ALTMIŞ ÇOCUK öldürdü Amerika.’ ABD gazeteleri bile yazdı bu haberi. Fotoğraf ve görüntülerini yayınladı. Yukarıdan çekilmiş bir fotoğrafta, […]
17
Mar
2026
Yarın ne olacak ya da görünen şeyin kılavuzluğu
Kargalar ve martıların pervasızlığı insanın aklını karıştırıyor. Ürkek serçeler o daldan bu dala onların şamatasından paylarına tehlike düşmesin diye sekip duruyorlar. Semiz olduğu kadar temiz fakat bir o kadar da bencil kediler denize paralel uzanmış dev kayaların arasında nasip bekliyorlar. İçlerinden biri Mart’tan olacak çok derinden bir miyavlamayla âdeta vakte isyan ediyor. Uzun siyah bir […]
14
Mar
2026
Neyi biliyorum ya da yüz altmış çocuk öldürdü Amerika!
Yüz altmış çocuk öldürdü İran’da Amerikalılar. Binlercesini de Gazze’de soykırımcı İsrail devleti işledi. Yarın nerede ve hangi çocuk bahçesinin havaya uçurulacağı belli değil. Bunlar olmamış ve olmuyormuş gibi her yandan bir patırtı kütürtü almış başını gidiyor. Zaman dedikleri şey yağlı bir çıra misali tutuşmuş isi göğe yükseliyor. Bir an şöyle soluklanacak, sakince dinlenip nefes alıp […]