Medeniyet binalarla değil, insanla inşa edilir
Bugün dünyada yıkılan veya inşa edilmeye çalışılan birçok şeye şahit oluyoruz. Yüksek gökdelenler, devasa bütçeli projeler, dijital dönüşümler ve göz alıcı teknolojik altyapılar…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Bugün dünyada yıkılan veya inşa edilmeye çalışılan birçok şeye şahit oluyoruz. Yüksek gökdelenler, devasa bütçeli projeler, dijital dönüşümler ve göz alıcı teknolojik altyapılar…
İnsanlık tarihi boyunca “Toplumları ve tarihi değiştiren asıl güç nedir?” sorusuna yanıt arandı. Bu soruya en katı ve iddialı cevabı verenlerden biri şüphesiz Karl Marx ve onun ardıllarıydı…
İslam dünyasında “Selefîlik” denildiğinde çoğu insanın zihninde aynı görüntü beliriyor: Geçmişte donup kalmış, yüzyıllar önceki hayat biçimini bugüne taşımaya çalışan, değişime kapalı bir anlayış… Peki gerçekten öyle mi? Belki de asıl problem, Selefîliği anlamaya çalışırken “selef” ile “geçmiş” kavramlarını birbirine karıştırmamızdır…
İnsan hayatı boyunca yol arar. Kimi aklına güvenir, kimi kalabalıklara, kimi makam ve mevkiye, kimi de kendi arzularına… Fakat Allah, kuluna yolunu belirsiz bırakmamıştır…
İnsan, dünyanın geçici olduğunu bildiği hâlde neden bu kadar hırslı? Elindeki makamı, serveti ve gücü neden kendisininmiş gibi görüyor…
Bir devletin gücü yalnızca kurumlarının büyüklüğüyle değil, o kurumların başına kimin getirildiğiyle ölçülür. Çünkü makam bir ödül değil, emanettir; kamu görevi ise kişisel yakınlıkların değil, milletin hakkının alanıdır…
Günümüz insanı hiç olmadığı kadar görünür; fakat belki de hiç olmadığı kadar görünüşe mahkûm. Sokaklardan sosyal medya ekranlarına kadar her yerde aynı yarış var: Daha büyük ev, daha pahalı araba, daha gösterişli kıyafet, daha lüks tatil, daha dikkat çekici bir hayat… İnsan artık yalnızca yaşamıyor; yaşadığını başkalarına ispatlamaya çalışıyor…
Okul mu, bekleme salonu mu? Her beden öğrenci değildir Okullarda kavga çıkıyor…
/////////////// Adalet, yalnızca bugün atılan adımlarla ölçülmez. Gerçek adaletin sınavı; dün yaşananları unutmamak, bugün yapılanları hakkaniyetle değerlendirmek ve yarın aynı sorunların yeniden ortaya çıkmasını engelleyecek bir hukuk düzeni kurabilmektir…