Çocuğumuz kaç net yapıyor da biz ne kadar ebeveynlik yapıyoruz?
Bugün eğitim adına konuşurken dilimizden düşürmediğimiz bir soru var: “Çocuğumuz kaç net yapıyor?” Kaç puan aldı? Sınavı nasıl geçti…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Bugün eğitim adına konuşurken dilimizden düşürmediğimiz bir soru var: “Çocuğumuz kaç net yapıyor?” Kaç puan aldı? Sınavı nasıl geçti…
Vatandaş devlet hastanesine hizmet almaya mı gidiyor, yoksa azar işitmeye mi? Bu soruyu artık yüksek sesle sormanın zamanı geldi…
İslam dünyasının yüzyıllardır aşamadığı en büyük problemlerden biri, kendi sorunlarını çözme iradesini zayıflatıp kurtuluşu sürekli dışarıdan gelecek bir müdahaleye bağlamasıdır. Bazen bir lider beklenir, bazen bir kahraman, bazen de bütün kötülükleri bir anda ortadan kaldıracak olağanüstü bir şahsiyet… Bu beklentinin en güçlü biçimlerinden biri de Mehdi düşüncesidir…
Ey dünya sevdalıları! Ey gündeminde Allah’ın kitabı olmayanlar…
“Hepsi Allah’ın huzuruna çıkacaklar; zayıflar, büyüklük taslamış olanlara diyecekler ki: ‘Biz size uymuştuk, şimdi siz Allah’ın azabından küçücük bir şeyi bizden savabilir misiniz?’ Ötekiler şöyle cevap verecekler: ‘Allah bizi doğru yola iletmiş olsaydı biz de sizi iletirdik. Şimdi sızlansak da katlansak da fark etmez…
Bazı hükümdarlar saraylarıyla, fetihleriyle ve adaletleriyle hatırlanır. Bazıları ise ardında bıraktıkları gözyaşı, kan ve yıkımla…
Tasavvuf denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri hiç şüphesiz Abdülkadir Geylânî Hazretleri’dir. Asırlardır milyonlarca Müslümanın gönlünde müstesna bir yere sahip olan bu büyük Allah dostu, yalnızca irfanıyla değil, tevhid konusundaki tavizsiz duruşuyla da ümmete örnek olmuştur…
Vatandaşın cebinden çıkan her kuruşun hesabını yapmak zorunda olduğu bir dönemde, devletin görevi aynı güvence için vatandaşa iki kez ödeme yaptırmak değil, sistemi daha adil ve daha akılcı hâle getirmektir. Ne yazık ki otomobil sigortacılığı alanında yıllardır süregelen bir uygulama, tam da bunun tersini yapıyor…
Mekke’nin fethi, sadece bir şehrin teslim alınması değildi. O gün, insanlığın karanlıktan aydınlığa, şirkin zincirlerinden tevhidin hürriyetine yürüdüğü büyük bir dönüm noktasıydı…