Muhafazakâr Kürt halkının oyuyla, kimin siyaseti yapılıyor?
Siyasette en büyük erdem, seçmene karşı dürüst olmaktır. Bir parti, hangi dünya görüşünü benimsiyorsa bunu açıkça söylemeli; hangi ideolojik çizgide yürüyorsa bunu milletten gizlememelidir…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Siyasette en büyük erdem, seçmene karşı dürüst olmaktır. Bir parti, hangi dünya görüşünü benimsiyorsa bunu açıkça söylemeli; hangi ideolojik çizgide yürüyorsa bunu milletten gizlememelidir…
“Allah’ın emri, Peygamber’in kavliyle…” Bu cümle, asırlardır Müslüman ailelerin evliliğe attığı ilk adımın en güzel ifadesidir. Kız isteme merasiminde herkes Allah’ı ve Resûlünü hatırlar; diller salavatla, gönüller dua ile süslenir…
Tesettür, sadece başa örtülen bir kumaş parçasından ibaret değildir. O; bir kimliktir, bir şahsiyettir, bir kulluk bilincidir…
Toplumumuzda sıkça rastladığımız acı bir gerçek vardır: İnsanların bir kısmı dini öğrenmeden dindar olmaya çalışıyor. Bilginin yerini ezber, hikmetin yerini taassup, ilmin yerini kulaktan dolma sözler alınca ortaya din adına öfke, ayrışma ve yanlış uygulamalar çıkıyor…
İnsan, ölümle her şeyin sona ereceğini zannedebilir. Oysa Kur’an-ı Kerim, ölümün bir son değil; ebedî yolculuğun ilk durağı olduğunu haber verir…
Türkiye’de karma eğitim meselesi uzun yıllardır eğitim bilimlerinin konusu olmaktan çıkarılıp ideolojik kamplaşmaların malzemesi hâline getirilmiştir. Oysa eğitim gibi bir alanın temel referansı siyaset değil; çocukların gelişimi, pedagojik araştırmalar, psikoloji ve toplumun ihtiyaçları olmalıdır…
Bir zamanlar tasavvuf denildiğinde akla ilk gelen kavram zühd idi. Dünyaya gönül bağlamamak, gösterişten uzak durmak, nefsi terbiye etmek, ameli gizlemek ve yalnızca Allah’ın rızasını gözetmek…
İnsanlık tarihi boyunca herkes zalimlere karşı konuşmayı sevmiştir. Herkes Firavun’a lanet eder, Nemrut’a öfkelenir, Ebu Cehil’i kınar…
Belki de çağımızın en çok tekrar edilen cümlesi budur. Nice haramlar bu cümleyle meşrulaştırılıyor, nice farzlar bu cümle yüzünden erteleniyor…