Çocuk istiyoruz, ya sesini?
Bilmem farkında mısınız? Çocuk sayısı azaldıkça sanki bizim de çocuklara tahammülümüz azalıyor…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Bilmem farkında mısınız? Çocuk sayısı azaldıkça sanki bizim de çocuklara tahammülümüz azalıyor…
Benim kuşağım çocukken geleceğe hazırlanmanın reçetesi oldukça basitti. “İyi oku, bir meslek sahibi ol.” Bir de yabancı dil öğrenirseniz önünüzün iyice açılacağı söylenirdi…
Geçen aylarda Moskova Hayvanat Bahçesi’nde gezerken bir pano gözüme ilişti. Başlığı oldukça çarpıcıydı: “Akıllı telefonlar gorilleri öldürüyor.” Doğrusu ilk anda bana biraz abartılı geldi…
Geçen haftanın büyük bölümünü evde hasta geçirdim. Evden çıkamayınca, gün ateş ölçmekle, ilaç saatlerini takip etmekle ve canınız hiçbir şey istemezken kendinize zorla bir şeyler yedirmeye çalışmakla geçiyor…
Yarın okulların açılacağını cümle âlem biliyor. Başlığa bakınca “Bu ne saçmalık?” diyebilirsiniz…
71 yıl önce bugün Selanik’ten İstanbul’a bir haber ulaştı. Atatürk’ün doğduğu evin de bulunduğu Türk Konsolosluğunun bahçesinde bir bomba patlamıştı…
Bugün 30 Ağustos. 30 Ağustos’u düşündüğümde gözümün önüne hep aynı sahne geliyor: Kocatepe, Mustafa Kemal, dürbün, top sesleri, ilerleyen askerler… Ama bana asıl çarpıcı gelen, 1919’da bunca yenilginin ardından zaferin hâlâ mümkün olduğuna inanılması…
Son yıllarda çevremde şeker tüketimine dikkat edenlerin arttığını görüyorum. Tatlıyı azaltan, şekerli içeceklerden uzak duran, markette ürünü eline alıp etiketini okuyan daha çok insan var…
Geçen hafta Akdeniz’in sıcağında kavruluyordum. Bu hafta Polonya’nın Baltık kıyısındaki Gdansk kentindeyim…