26
Mar
2026
Çocuk niye ağlıyormuş
“Mademki dünyaya geldik hem dünya hem ahireti kurtarmak için çaba sarf etmeliyiz.” Günümüz insanının en büyük sıkıntılarından birisi stres. Sonucunda da bunalım. Eskiden insanlarda bu tür şeyler yok denecek kadar azdı. Eskiden şehirler bu kadar kalabalık değilmiş, nüfusun %80’ine varan kısmı kırsal kesimde, köylerde yaşarlarmış. Sanayinin gelişmesi ile köyden şehre göç, çarpık yapılaşma, trafik, gürültü, […]
25
Mar
2026
Mutluluğun elden giden adresi
“Mutluluk, çok kazanmakta değil; aksine birlikte yorulup birlikte gülebilmekte miydi?” Serdar ve ailesinin hayatını anlatmaya bugün de devam ediyorum. Bir gece Dudu dayanamadı: “Çocuklar seni göremiyor Serdar.” “Başka çarem mi var?” diye yükseldi sesi. “Yetmiyor Dudu, yetmiyor!” Evdeki o eski neşeli kahkahalar, yavaş yavaş duvarlardan silinmeye başladı. Serdar’ın yüzü soldu, omuzları çöktü. Kendisi de çok […]
24
Mar
2026
Şehir bizi yutar
“Akhisar’a taşınalım” dedi kararlı ve gözleri dolu: “Her gün servis, yol, masraf, olmuyor…” Serdar ve ailesinin yaşadıklarını anlatmaya devam ediyorum. Serdar’ın kızı Zeynep başını salladı: “Beraber olunca her şey güzel baba.” Mehmet ağzı dolu dolu konuştu: “Ben büyüyünce buradan hiç gitmeyeceğim.” Dudu, çocukların üzerine sevgiyle eğildi. Dağ rüzgârı esiyor, köy uyanıyordu. Zaman, dağda esen rüzgâr […]
23
Mar
2026
Toprak beklemez
“Dudu, başındaki yazmayı düzeltti. Yüzünde uykunun izleri vardı ama gözleri canlıydı.” Akhisar’ın dağlarına yaslanmış, yolu patikadan ibaret küçük bir köy vardı. Sabahları sis, akşamları kekik kokusu inerdi bu köye. Taş evlerin bacasından çıkan duman, sanki gökyüzüne “burada hayat var” diye haber salardı. Serdar, gün daha doğmadan uyanmıştı. Ahşap kapıyı usulca açtı, serin dağ havası yüzüne […]
22
Mar
2026
Bildiğinle amel et
“Onlar bize Allah’ın emanetleridir. Toplum olarak sahip çıkıp onlara yardım etmeliyiz.” Otobüse binmek için durağa geldiğimde elli-elli beş yaşlarında bir adam oturuyordu. Elinde bir çanta, çantanın içinde bir termos ve beni görünce toplayıp çantasına koyduğu küçük bir minderi vardı. Selam verip hâl hatır sorunca onun durumunu anladım. Sırf sohbete başlamak için arabanın gelmesine ne kadar […]
20
Mar
2026
Bayramınız mübarek olsun…
Köyün ismi değişti diye insan telefonda birbirini “tanımıyorum” diyerek reddeder mi? Bu güzel günde daha geçende yaşadığım güzel bir hatıramı paylaşayım sizinle. Eşim artık eskisi kadar iyi duymuyor. Ondan daha önemlisi aklı eskisi kadar kolay fehmetmiyor, anlayamıyor yani… Bir telefon geldi geçen akşam… Kadir gecesini tebrik etmek için aramış bizim bir akraba. Telefonda numara belli […]
19
Mar
2026
Pide kuyruğunda bir gün
“Rabbim kimseyi çaresiz bırakmasın. Çare olabilecek olanlara da merhamet versin…” Mübarek ramazan günü iftara yakın pide almak üzere ilçemizdeki belediyenin ekmek sattığı büfeye gittim. Orada sıcak pide olması için ekmeğin geldiği zamanı kollayacaksınız. Ama biz sıcak olup olmamasına bakmıyoruz. Birkaç lira ucuz olması bizim için sıcak olmasından daha önemli… Birkaç kişi vardı kuyrukta. Sıram yaklaştığında […]
18
Mar
2026
Göz gördü, gönül sevdi…
“Kapıda Amine duruyordu. Mahcup bakışlı, güzelliğiyle insanın içini ısıtan genç bir kız…” Hatırama bugün de devam ediyorum… Cahit başını eğdi. “Baş üstüne ana…” dedi. Zaman su gibi akıp geçti. Cahit artık güçlü bir genç olmuştu. Çekici eline aldığında demir sanki onunla konuşuyordu. Ünü çevre köylere kadar yayılmıştı. İnsanlar: “Demir işiniz varsa Cahit’e gidin” diyordu. Ustası […]
17
Mar
2026
Değerinden fazla isteme
“Ustası ‘bil ki askerde iken ve askere gidiş geliş masraflarını ben karşılayacağım’ dedi.” Hatırama bugün de devam ediyorum… Kasabada bir demirci ustası vardı. Herkes ona saygı duyardı. Cahit onun yanında çırak olarak işe başladı. Demirci dükkânı sabahları erken açılırdı. Kapı açıldığında içeriden üç şey hissedilirdi: Kömür kokusu… Demir kokusu… Ve ateşin sıcaklığı… Usta körüğü çekti. […]