Teselli edilmeye alışmış çocuklar
Kendi ana babalarından ahlak dersi alanlar, çocuklarına da öğüt ve ahlak dersi verirler. Sürekli konferanslarla büyüyen bir anne, çocuğuna yardım etmek için konferans vermeye başlar…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Kendi ana babalarından ahlak dersi alanlar, çocuklarına da öğüt ve ahlak dersi verirler. Sürekli konferanslarla büyüyen bir anne, çocuğuna yardım etmek için konferans vermeye başlar…
Doğru yolun büyükleri buyurdular ki “riya” azı bile insana yakışmayan bir huydur. Allahü teâlâ kendisinde ucub bulunan kimseyi sevmez…
Bugün bir anne yüreğiyle, önce kendi evlatlarımın üzerine titreyerek, sonra da geleceğimizin teminatı olan tüm gençlerimize kalbimi açarak sesleniyorum. Yavrularım, ne yazık ki çok çetin bir zamana denk geldik…
Bir fincan kahve… Çoğu zaman elimizde, bazen dost meclislerinde, bazen de yalnızlığımızın ortasında… Ama hiç düşündük mü?Bu küçük fincanın içinde hangi gönüllerin hikâyesi saklı?Bugün kahve dediğimiz şey, çoğu insan için sadece bir içecek. Uykumuzu açan, sohbeti koyulaştıran, vakti dolduran bir alışkanlık… Oysa işin aslı hiç de öyle değil…
Şu limitli dünyada, bizim de limitli bir sabır kuvvetimiz var. Her sabah yeni bir limitle güne başlıyoruz…
Aile toplumun içindeki en küçük yapı taşıdır. Biliyoruz ki eğitimin ilk temelleri ailede atılır…
Hayatımızdaki değişim ve dönüşümün bize getirdikleri ve bizden götürdüklerini dün anlatmaya çalışmış ve sormuştuk: “Sahi, biz nereye doğru gidiyoruz?” Milletimiz gerçek rehberlerden mahrum kalınca; meydan, itibarı ve şöhreti sahte fen ve din adamlarına kaldı. Bu kişilerin çoğu da anlattıklarıyla söylemleriyle ve mesnetsiz yazdıkları eserlerindeki hezeyanlarla öyle bir nesil yetiştirdiler ki yürekler acısı…
Köksüz bir ağaç olamayacağı gibi, geçmişle bağları koparılan bir insanın asude bir hayat yaşaması mümkün müdür? Nasıl ki fizyolojik ve biyolojik özelliklerimizin taşınması DNA molekülleriyle sağlanıyorsa; maneviyatımızın geleceğe taşınması da fen ve din ilimlerinin öğrenilmesi ve öğretilmesi ile beraber; örf, âdet ve geleneklerimizin nesilden nesile aktarılmasıyla mümkündür…
Köpek bir gün dağda tanıştığı kurdun yanına geldi biraz konuştular… Köpek kurda der ki: “Benim hâlim hiç iyi değil, hep aşağılanıyorum; oysa onlara iyilik yapıyorum…