Menü
Anasayfa / Yazarlar / Eklenme: 01.04.2026 10:30

MUSTAFA KEMÂL’İN UYDURMA ŞECERELERİ VE HAKÎKÎ MENSÛBİYETİ (277)

Kemalizmin hiçbir vechesine îtirâzı olmadığı gibi, bu sun’î dille (g̃ûyâ, Münâfıkça tâbirle “Öztürkce”) ibâdeti dayatarak bir “Dîn İnk̆ilâbı”nın sahneye konulmasını da meşrû bir siyâset olarak benimsiyor… (“Kur’ân’ın tercümesi ve Ezân’ın Türkçeleştirilmesi de, dinin, aynı zamanda millî bir cemiyet müessesesi olarak, Türk inkılâbı prensipleri içinde aldığı kıymete işarettir…” 1981: 100) Ateist bir ik̆tidâr tarafından sahneye konulan bu ink̆ilâbla, –en temel bir İnsan Hakkı olan- Vicdân Hürriyetinin ayaklar altına alınması, Müslümanların İbâdet Hürriyetinin dahi tanınmaması, Kitâbullâh’ın ve İslâmın en mühim şiârlarından olan Muhammedî Ezân’ın bu Dînsiz İk̆tidâr elinde oyuncak edilmesi onu rahatsız etmiyor!