Odysseus’un İthaka’sı: Eve değil, özgürlüğe dönüş
İnsan, çıktığı yere aynı insan olarak dönemez. Odysseus’un asıl yolculuğu denizlerde değil, kendi içinde gerçekleşir…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
İnsan, çıktığı yere aynı insan olarak dönemez. Odysseus’un asıl yolculuğu denizlerde değil, kendi içinde gerçekleşir…
İnsanlık tarihi, yalnızca devletlerin, dinlerin, savaşların ve imparatorlukların tarihi değildir. Gerçek insanlık tarihi, insanın kendisini keşfetmesinin tarihidir…
İnsan, emir komutayla sevemez.Bu nedenle aşkın tarihi, aynı zamanda buyruğa karşı özgürlüğün tarihidir. Aşk, hiçbir zaman bir fermanın ürünü olmamıştır; hiçbir kutsal ya da dünyevi otorite, bir kalbin hangi ritimle atacağını buyuramaz…
Barış, savaşın sona ermesi değildir. Barış, yaşamın özgürce çiçek açabilmesidir…
Açık bahçe, insanın doğayla ve kendisiyle kurduğu ilişkinin en özgür mekânlarından biridir. Duvarların, dogmaların ve kesinliklerin ötesinde açık bahçe, insanın varoluşunu yeniden düşünmesine imkân veren bir yaşam metaforudur…
Özgürlük yalnızca bir hak değildir. Özgürlük, insanın varoluşunu taşıyan en köklü ve en kırılgan imkândır…
Ayışığı bahçenin üzerine düştüğünde dünya biraz değil, bütünüyle yavaşlar. Gündüzün keskin çizgileri erir; ağaçlar, çiçekler, taşlar ve insan yüzleri daha derin, daha şiirsel, daha dokunulabilir bir anlama kavuşur…
Teoloji, psikoloji ve özgürlük, insanı aynı anda hem kuşatan hem de açığa çıkaran üç ayrı mücadele alanıdır. Bunları uzlaştırıcı bir dille yan yana koymak, insanın gerçek trajedisini gizlemektedir…
Haziran, göğün yeryüzüne biraz daha yaklaştığı aydır. Güneş yalnızca taşları, yaprakları, teni ısıtmaz; insanın içindeki eski ve unutulmuş ateşi de uyandırır…