Menü
Ünal Bolat
Usta Kalem

Ünal Bolat

Türkiye Gazetesi

"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."

Toplam Yazı 97

Tüm Yazıları

01 Nis 2026

Şaka gibi ama gerçek

Oğlu “anne dış kapı ve bahçe kapısını kilitle anahtarları da yanına al, ne olur ne olmaz” der. Hatıramı anlatmaya bugün de devam ediyorum… Ben uyarınca o da bana “Abi bizi tanıştıran aracılar sağlam insanlar hem de gelin çok marifetli… İki gün bizim evde misafir oldular. Annemin elini sıcaktan soğuğa değdirmedi. Çok marifetli, bugün dinî nikâhlarını […]

Devamını Oku 3 ay önce
31 Mar 2026

“Yine de dikkatli ol” dedim…

“Sizin yüzünüzden kardeşim zürriyetsiz mi kalsın! Kızınızı gelip alın geri götürün!..” Tanıdığım bir ailenin biraz içine kapanık bir oğlu vardı. Ailesi bunu evlendirmeye karar verdi. Kendi tanıdıklarından “başlık parası”nı verip bir gelin getirdiler ve güzel bir düğün yaptılar. Bu gençler beş yıl evli kaldı. Ne yazık ki çocukları olmadı. Aile, gelini doktora götürdü. Çocuğunun olma […]

Devamını Oku 3 ay önce
30 Mar 2026

Kara sabandan dijital çağa…

“Dedemin acemi öküzlerinin önünde elimde yular kara sabanla tarla sürmüşlüğüm vardır…” Nüfustaki resmî yaşımla gerçek doğumum arasında iki yıl fark var. Bizim neslin doğum tarihinde böyle bir handikap vardır. Günü gününe nüfusa kaydettirilmiş çocuk pek azdır. Efendim bendeniz bu yılın şubat ayında 65 yaşımı tamamladım. Şöyle bir geçmişe gidip düşündüm de… Ben kara sabanla tarıma […]

Devamını Oku 3 ay önce
29 Mar 2026

Huzur veren gazete

“Başka kimse olmadığına ve benimle tokalaşmak istediğine göre bana söylüyordu…” Bir sonbahar günü Ankara sokaklarında garip kimsesiz dolaşırken o tabelayı gördüm: “Türkiye gazetesi” yazıyordu. İçimde tarifini yapamadığım bir sevinç oluştu. Adımlarım beni tabelaya ve tabelanın asılı olduğu binaya götürdü. Tabelaya doğru yürüdüm, binanın önüne geldim. Zilde “Türkiye gazetesi” ismini arayıp bastım. Bir merak bir tedirginlik […]

Devamını Oku 3 ay önce
27 Mar 2026

Mezarından çıkan adam!

“Gerçekten günümüz insanı bir aksilikte ne çabuk sinirlenip ne çabuk strese giriyor!” Artvin’de görev yaparken (bundan otuz yıl önce) yol kenarında alt katı taştan, üst katı da kestane ağacından yapılmış bir ev vardı. Gençler de bu evin kenarından geçerken mutlaka bu evin eski sahibinden bahsederler, hikâyesini anlatırlardı. Ben de hiç duymamışım gibi dinlerdim. Bu evin […]

Devamını Oku 3 ay önce
26 Mar 2026

Çocuk niye ağlıyormuş

“Mademki dünyaya geldik hem dünya hem ahireti kurtarmak için çaba sarf etmeliyiz.” Günümüz insanının en büyük sıkıntılarından birisi stres. Sonucunda da bunalım. Eskiden insanlarda bu tür şeyler yok denecek kadar azdı. Eskiden şehirler bu kadar kalabalık değilmiş, nüfusun %80’ine varan kısmı kırsal kesimde, köylerde yaşarlarmış. Sanayinin gelişmesi ile köyden şehre göç, çarpık yapılaşma, trafik, gürültü, […]

Devamını Oku 3 ay önce
25 Mar 2026

Mutluluğun elden giden adresi

“Mutluluk, çok kazanmakta değil; aksine birlikte yorulup birlikte gülebilmekte miydi?” Serdar ve ailesinin hayatını anlatmaya bugün de devam ediyorum. Bir gece Dudu dayanamadı: “Çocuklar seni göremiyor Serdar.” “Başka çarem mi var?” diye yükseldi sesi. “Yetmiyor Dudu, yetmiyor!” Evdeki o eski neşeli kahkahalar, yavaş yavaş duvarlardan silinmeye başladı. Serdar’ın yüzü soldu, omuzları çöktü. Kendisi de çok […]

Devamını Oku 3 ay önce
24 Mar 2026

Şehir bizi yutar

“Akhisar’a taşınalım” dedi kararlı ve gözleri dolu: “Her gün servis, yol, masraf, olmuyor…” Serdar ve ailesinin yaşadıklarını anlatmaya devam ediyorum. Serdar’ın kızı Zeynep başını salladı: “Beraber olunca her şey güzel baba.” Mehmet ağzı dolu dolu konuştu: “Ben büyüyünce buradan hiç gitmeyeceğim.” Dudu, çocukların üzerine sevgiyle eğildi. Dağ rüzgârı esiyor, köy uyanıyordu. Zaman, dağda esen rüzgâr […]

Devamını Oku 3 ay önce
23 Mar 2026

Toprak beklemez

“Dudu, başındaki yazmayı düzeltti. Yüzünde uykunun izleri vardı ama gözleri canlıydı.” Akhisar’ın dağlarına yaslanmış, yolu patikadan ibaret küçük bir köy vardı. Sabahları sis, akşamları kekik kokusu inerdi bu köye. Taş evlerin bacasından çıkan duman, sanki gökyüzüne “burada hayat var” diye haber salardı. Serdar, gün daha doğmadan uyanmıştı. Ahşap kapıyı usulca açtı, serin dağ havası yüzüne […]

Devamını Oku 3 ay önce