31
Mar
2026
“Yine de dikkatli ol” dedim…
“Sizin yüzünüzden kardeşim zürriyetsiz mi kalsın! Kızınızı gelip alın geri götürün!..” Tanıdığım bir ailenin biraz içine kapanık bir oğlu vardı. Ailesi bunu evlendirmeye karar verdi. Kendi tanıdıklarından “başlık parası”nı verip bir gelin getirdiler ve güzel bir düğün yaptılar. Bu gençler beş yıl evli kaldı. Ne yazık ki çocukları olmadı. Aile, gelini doktora götürdü. Çocuğunun olma […]
30
Mar
2026
Kara sabandan dijital çağa…
“Dedemin acemi öküzlerinin önünde elimde yular kara sabanla tarla sürmüşlüğüm vardır…” Nüfustaki resmî yaşımla gerçek doğumum arasında iki yıl fark var. Bizim neslin doğum tarihinde böyle bir handikap vardır. Günü gününe nüfusa kaydettirilmiş çocuk pek azdır. Efendim bendeniz bu yılın şubat ayında 65 yaşımı tamamladım. Şöyle bir geçmişe gidip düşündüm de… Ben kara sabanla tarıma […]
29
Mar
2026
Huzur veren gazete
“Başka kimse olmadığına ve benimle tokalaşmak istediğine göre bana söylüyordu…” Bir sonbahar günü Ankara sokaklarında garip kimsesiz dolaşırken o tabelayı gördüm: “Türkiye gazetesi” yazıyordu. İçimde tarifini yapamadığım bir sevinç oluştu. Adımlarım beni tabelaya ve tabelanın asılı olduğu binaya götürdü. Tabelaya doğru yürüdüm, binanın önüne geldim. Zilde “Türkiye gazetesi” ismini arayıp bastım. Bir merak bir tedirginlik […]
27
Mar
2026
Mezarından çıkan adam!
“Gerçekten günümüz insanı bir aksilikte ne çabuk sinirlenip ne çabuk strese giriyor!” Artvin’de görev yaparken (bundan otuz yıl önce) yol kenarında alt katı taştan, üst katı da kestane ağacından yapılmış bir ev vardı. Gençler de bu evin kenarından geçerken mutlaka bu evin eski sahibinden bahsederler, hikâyesini anlatırlardı. Ben de hiç duymamışım gibi dinlerdim. Bu evin […]
26
Mar
2026
Çocuk niye ağlıyormuş
“Mademki dünyaya geldik hem dünya hem ahireti kurtarmak için çaba sarf etmeliyiz.” Günümüz insanının en büyük sıkıntılarından birisi stres. Sonucunda da bunalım. Eskiden insanlarda bu tür şeyler yok denecek kadar azdı. Eskiden şehirler bu kadar kalabalık değilmiş, nüfusun %80’ine varan kısmı kırsal kesimde, köylerde yaşarlarmış. Sanayinin gelişmesi ile köyden şehre göç, çarpık yapılaşma, trafik, gürültü, […]
25
Mar
2026
Mutluluğun elden giden adresi
“Mutluluk, çok kazanmakta değil; aksine birlikte yorulup birlikte gülebilmekte miydi?” Serdar ve ailesinin hayatını anlatmaya bugün de devam ediyorum. Bir gece Dudu dayanamadı: “Çocuklar seni göremiyor Serdar.” “Başka çarem mi var?” diye yükseldi sesi. “Yetmiyor Dudu, yetmiyor!” Evdeki o eski neşeli kahkahalar, yavaş yavaş duvarlardan silinmeye başladı. Serdar’ın yüzü soldu, omuzları çöktü. Kendisi de çok […]
24
Mar
2026
Şehir bizi yutar
“Akhisar’a taşınalım” dedi kararlı ve gözleri dolu: “Her gün servis, yol, masraf, olmuyor…” Serdar ve ailesinin yaşadıklarını anlatmaya devam ediyorum. Serdar’ın kızı Zeynep başını salladı: “Beraber olunca her şey güzel baba.” Mehmet ağzı dolu dolu konuştu: “Ben büyüyünce buradan hiç gitmeyeceğim.” Dudu, çocukların üzerine sevgiyle eğildi. Dağ rüzgârı esiyor, köy uyanıyordu. Zaman, dağda esen rüzgâr […]
23
Mar
2026
Toprak beklemez
“Dudu, başındaki yazmayı düzeltti. Yüzünde uykunun izleri vardı ama gözleri canlıydı.” Akhisar’ın dağlarına yaslanmış, yolu patikadan ibaret küçük bir köy vardı. Sabahları sis, akşamları kekik kokusu inerdi bu köye. Taş evlerin bacasından çıkan duman, sanki gökyüzüne “burada hayat var” diye haber salardı. Serdar, gün daha doğmadan uyanmıştı. Ahşap kapıyı usulca açtı, serin dağ havası yüzüne […]
22
Mar
2026
Bildiğinle amel et
“Onlar bize Allah’ın emanetleridir. Toplum olarak sahip çıkıp onlara yardım etmeliyiz.” Otobüse binmek için durağa geldiğimde elli-elli beş yaşlarında bir adam oturuyordu. Elinde bir çanta, çantanın içinde bir termos ve beni görünce toplayıp çantasına koyduğu küçük bir minderi vardı. Selam verip hâl hatır sorunca onun durumunu anladım. Sırf sohbete başlamak için arabanın gelmesine ne kadar […]