Yeter ki cesaretini kaybetme
“İlk zorlukta vazgeçerseniz, ömür boyu başkalarının kurduğu hayata bakar durursunuz.” Odada kısa bir sessizlik oldu. Sobadaki odun çıtırdadı…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
“İlk zorlukta vazgeçerseniz, ömür boyu başkalarının kurduğu hayata bakar durursunuz.” Odada kısa bir sessizlik oldu. Sobadaki odun çıtırdadı…
“Köyde herkesin dilinde iki isim vardı. Kara Hasan ve Uzun Veli… Bir öğle vaktiydi.” Hatırama bugün de devam ediyorum…
“Otobüs Yıldıztepe yol ayrımında durduğunda şoför arkasına dönüp Basri’ye seslendi: Doğu Anadolu’nun sert ayazı, insanın yüzünü bıçak gibi kesiyordu. 1981 yılının ilk günleri… Dağların doruklarına çöken kar, sabah güneşinin solgun ışıkları altında gümüş gibi parlıyordu…
“Niye inkâr ediyorsun kardeşim, bal gibi de Şevket’sin… Kırk yıllık arkadaşımı bilmem mi ben?” Dinimiz dilencilik yapmayı haram kılmıştır…
“En ağır imtihan geri dönüşteymiş. İstanbul’a yuvamıza döndüğümde bunu hissettim” Hacca gidiş hatıramı anlatmaya bugün de devam ediyorum…
“Kalbi Mekke’de asılı kalanlar için, bir hatıra, esasında bir yaşanmışlık hatırasıdır bu…” Tam bir sene önce hac mevsimi yaklaştığında içim içime sığmıyordu. Takvimler o mübarek günü gösterdiğinde, ömrümün en büyük hayali için yola düşenlerden birisi de bendim…
“Sen yeter ki samimiyetle iste. Yüce Allah yardıma komutan değil komutanlar gönderir.” Yıllar önce yaşadığım askerlik hatırama bugün de devam ediyorum…
“Bir büyüğümün ‘bedeli ödenerek alınan kitap daha değerli olur’ sözünü hatırlıyordum…” Hatırama devam ediyorum… Birkaç gün sonra bölüğümdeki arkadaşlarımla çay sohbeti sırasında karargâhta namaz kılacak bir yer bulamadığımı ve Türkiye Gazetesi Bürosu çalışanı olduğumu usulünce anlattım…