Tohumun çatlağında
Her dönüşüm görünmez bir çatlakla başlar; tohumun kabuğunu yararak filize dönüştüğü o karanlık, ıslak anla. İnsan da bundan farklı değildir…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Her dönüşüm görünmez bir çatlakla başlar; tohumun kabuğunu yararak filize dönüştüğü o karanlık, ıslak anla. İnsan da bundan farklı değildir…
Sabahın köründe, henüz gün ışımadan evden çıkan bir baba düşünün. Sırt çantasındaki silahları çocuğunun aldığını bilmiyor…
Nikol Paşinyan, 30 yıllık hayat arkadaşı Anna Hakobyan sarayı terk ederken vatandaşlarına sosyal medyadan kalp attı. Yetmedi, Gürcistan ziyaretinde bir mekanda bateri çaldı…
Ekim ayında bu köşede Ömer Tayyip Erdoğan’ı ilk kez yazmıştım. O yazıda bir gencin nasıl şekillendiğini, hangi ahlaki pusulayı kuşandığını, tarihi nasıl okuduğunu anlatmaya çalışmıştım…
Geçen hafta bir arkadaşımla seramik sergisine gittim. Özel bir şey yoktu aslında, ne büyük bir plan, ne önceden alınmış biletler, ne de “bu hafta sonu anlamlı bir şey yapmalıyım” diye kurulan ciddi bir niyet…
İnsanın bir parçası kopuk yaşaması için ille de köklerinden ayrılıp binlerce kilometre öteye savrulmasına lüzum yoktur. Bazen insan, kendi mahallesinin en gürültülü köşesinde, en tanıdık kalabalığın omuz omuza verdiği bir meydanda bile o derin yarığı göğsünde taşır…
Gıda, enerji, sır ve gövde. Dört kırılgan damar, tek bir ağırbaşlı menzil…
Sabah yedi. Çayı koydun, telefonu eline aldın…