İşte, hayallerini süsleyen delikanlı karşısındaydı…
Hancının dünyalar güzeli kızı, ocakta kızarmakta olan bir tepsi böreği vakit kaybetmeden sıcak sıcak masaya taşıdı… Örnek aldıklarının başında gelenlerinden biri de Doğan Bey’di…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Hancının dünyalar güzeli kızı, ocakta kızarmakta olan bir tepsi böreği vakit kaybetmeden sıcak sıcak masaya taşıdı… Örnek aldıklarının başında gelenlerinden biri de Doğan Bey’di…
Hanın avlusuna gelmiş, atların bulunduğu ahırlara doğru dönerken zilzurna sarhoşlarla karşılaştılar. Bunlar, Ulucâmi’de vaaz vereni kaçıran gizli teşkilatın adamlarıydı…
Burası diğer han odalarına nazaran daha süslüceydi. Pencereleri büyük olduğundan daha bol ışık alıyordu…
Gözlerine inanamadı. Evet yanlış görmüyordu uzaklarda hep kendine name taşıyan ulak güvercin karşısındaydı…
Horozlar ötüyor, derinden gelen ezân sesleri Bursa’nın üzerine dalga dalga yayılıyordu. Yatak odasına çekildi…
Süleyman Çelebi: “Resûlullah Efendimize hakaret edilmesine ben sebep oldum! Ben…
Sabah namazına kalkamayacağını düşünerek. “Önce namaz…” diyen hocası Emîr Sultan hazretlerinin sesi yankılandı kulağında…
Süleyman Çelebi, Aklı başından gitmiş, öyle fena olmuştu ki… Tir tir titrediğinin farkına yeni vardı. Hayret etti bu hâline…
Verilen ulvi vazifeyi yerine getirememe ihtimali vicdanını rahatsız ediyor, ateşten bir azap gibi dimağını yakıyordu. Kendine karşı inanılmaz güveni vardı evvel Allah…